Davranışsal ve Psikolojik Yaklaşımlar Çerçevesinde Örgütsel Güven Modelleri


Creative Commons License

Çelebi E.

Örgütsel Davranışta Güncel Yaklaşımlar, SERİNİKLİ NİLÜFER, Editör, Eğitim Yayınevi, Ankara, ss.1-28, 2026

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2026
  • Yayınevi: Eğitim Yayınevi
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Sayfa Sayıları: ss.1-28
  • Editörler: SERİNİKLİ NİLÜFER, Editör
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Örgütsel güven, çalışanların yönetici, çalışma arkadaşları ve örgütün bütünüyle kurdukları ilişkilerde iş birliği, bilgi paylaşımı, risk alma ve kontrol davranışlarını etkileyen temel bir örgütsel süreçtir. Güven literatüründe bu olgu farklı kuramsal gelenekler içinde açıklanmakta; davranışsal modeller gözlemlenebilir seçimler, karşılıklılık ve rasyonel tercihleri, psikolojik modeller ise beklenti, niyet, duygu, güven eğilimi ve güvenilirlik algılarını öne çıkarmaktadır. Bununla birlikte bu modellerin örgütsel güveni hangi yönlerden açıkladığını ortak bir sınıflandırma ve sentez içinde değerlendiren çalışmalar sınırlıdır. Bu teorik/kavramsal kitap bölümü, doktora tezinde ele alınan güven modellerini davranışsal ve psikolojik yaklaşımlar çerçevesinde yeniden değerlendirerek örgütsel güvenin kuramsal yapısını açıklamayı amaçlamaktadır. Çalışmada psikolojik modeller tek boyutlu, iki boyutlu ve çok boyutlu/aşamalı yaklaşımlar altında incelenmiş; her model güvenin tanımı, başlangıç düzeyi ve zaman içindeki değişimi açısından karşılaştırılmıştır. Kuramsal sentez sonucunda örgütsel güvenin güvenen özne, güvenilen aktör, algılanan risk ve iletişimsel süreç olmak üzere dört temel unsurun etkileşimiyle şekillendiği sonucuna ulaşılmıştır. Davranışsal modeller güvenin iş birliği, bilgi paylaşımı, karşılıklılık ve kontrol pratiklerine yansıyan yönünü açıklarken, psikolojik modeller bu davranışların gerisindeki bilişsel ve duygusal süreçleri aydınlatmaktadır. Aşamalı modeller ise güvenin ilişki geçmişi, karşılıklı deneyimler ve ortak değerlerle zaman içinde gelişebildiğini ortaya koymaktadır. Bölüm ayrıca örgütler açısından hedefin sınırsız güven değil, risk ile kontrol arasında işlevsel bir denge kuran güven düzeyi olması gerektiğini savunmaktadır.

Organizational trust is a fundamental organizational process that shapes cooperation, information sharing, risk taking, and control in employees’ relationships with managers, colleagues, and the organization as a whole. The trust literature explains this phenomenon through different theoretical traditions: behavioral models emphasize observable choices, reciprocity, and rational decision making, whereas psychological models focus on expectations, intentions, emotions, propensity to trust, and perceptions of trustworthiness. However, studies that evaluate how these models explain organizational trust within a common classification and integrative framework remain limited. This theoretical/conceptual book chapter aims to clarify the theoretical structure of organizational trust by reassessing the trust models examined in the author’s doctoral dissertation within behavioral and psychological approaches. Psychological models are further organized into unidimensional, two-dimensional, and multidimensional/developmental approaches, and each model is compared in terms of how trust is defined, its presumed initial level, and the conditions under which it changes over time. The theoretical synthesis identifies four interrelated elements of organizational trust: the trustor, the trustee, perceived risk, and the communication process. Behavioral models explain how trust is reflected in cooperation, information sharing, reciprocity, and control practices, while psychological models illuminate the cognitive and affective processes underlying these behaviors. Developmental models further indicate that trust may evolve through relationship history, repeated interactions, and shared values. The chapter also argues that the organizational objective should not be unlimited trust, but rather a functional level of trust that maintains an appropriate balance between risk and control.