ARKAİK DÖNEMDEN ROMA İMPARATORLUK DÖNEMİ SONUNA KADAR KARİA BÖLGESİ FİGÜRLÜ MEZAR STELLERİ


Arş. Gör. Dr. FATMA AYTEKİN

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Ayşe Fatma Erol

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Karia Bölgesi’nde bulunan 171 adet mezar stelinin incelendiği bu çalışmada, stellerin Arkaik

Dönem’den, Geç Roma İmparatorluk Dönemi sonuna dek geniş bir zaman aralığında

üretildiği anlaşılmıştır. Öncelikle Karia Bölgesi’nin coğrafi ve siyasi etkilerle değişen

sınırları ile bölgede yaşayan halkların kozmopolit yapısının mezar stelleri üzerindeki etkisi

sorgulanmıştır. Buna göre, bölgede mezar stellerinin ilk olarak Geç Arkaik Dönem’de

görüldüğü ve bu örneklerin, hem liman bağlantısı olan kıyı kentlerde hem de İç Karia’da

tercih edildiği tespit edilmiştir. Klasik Dönem’e ait iki örneğin Halikarnassos’ta açığa

çıkarılmış olmasına rağmen iç bölgelerde bu döneme ait eserlere rastlanmamasının veri

yetersizliği ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Bölgede Erken Hellenistik Dönem’e ait

az sayıda örnek olsa da özellikle MÖ 2. yüzyıl ortalarından sonra mezar steli sayısında gözle

görülür bir artış yaşanmış ve dönemin yaygın kompozisyonlarının birçoğunun Karia’da da

üretildiği anlaşılmıştır. Ancak ikonografik olarak benzer olan bu stellerin, stilistik açıdan

Samos, Delos, Rhodos gibi adalar ve Ionia Bölgesi atölyeleri ile sıkı bir ilişki içinde olduğu

ve pek çok farklı bölgenin etkisini bünyesinde barındırdığı görülmüştür. Roma Dönemi’nde

de Hellenistik Dönem ikonografi repertuarının zaman zaman devam ettiği görülse de

bunların sanat yönünün zayıfladığı gözlemlenmiştir. Ayrıca sosyal hayatın getirdiği

yeniliklerle birlikte büst şeklindeki figürler ve gladyatörler gibi ortaya çıkan yeni sahnelerin

de kullanıldığı görülmektedir. Tüm bu bilgiler ışığında daha önce bölgesel açıdan bütüncül

bir şekilde değerlendirilmeyen mezar stelleri ile ilgili tüm eski ve yeni veriler bir araya

getirilerek mevcut ikonografiler çözümlenmiş, gelişim şemaları oluşturulmuş ve bunlar

stilistik ve epigrafik sonuçlarla sentezlenip yorumlanarak, bazı yerel üretim atölyelerinin

varlığı tespit edilmiştir.