26.Uluslararası Kamu Yönetimi Forumu (KAYFOR-26), Trabzon, Turkey, 24 - 25 April 2025, vol.1151, no.2025, pp.220-224, (Summary Text)
Genişletilmiş Özet
İçerdiği dinamikler açısından farklı boyutlarda etkileri olan savunma sanayisinde yönetim başarısı,
uluslararası rekabetin kaçınılmaz olması ve teknolojinin en son ürünlerine ulaşılarak operasyonel
sahada üstünlük elde edilmesi açısından önemli bir nicelik ve nitelik faktörüdür. Zira bu başarı
ölçüsünde, bölgesel ve hatta küresel ölçekteki güç dengelerini ülke lehine çevirmek mümkün
olabilmektedir. Bu nedenle bildirinin amacı, Türkiye’de etki alanı böylesine geniş olan ve son
yıllarda elde edilen başarılarla ülke gündeminde çokça yeralan Türk Savunma Sanayisini, kamu
kaynaklarının savunma amaçlı kullanımında araştırma, projelendirme, üretim ve geliştirme
aşamalarındaki kendine özgü yapı ve özelliklerini yönetim başarısına etkisi açısından inceleyerek;
yönetsel önerilerde bulunmaktır.
Aslında savunma sanayisinin günümüzdeki anlamı, tarihten gelen silah üretimi fikri ve çabalarıyla
birlikte, akademik çalışmalara konu olan güvenlikleştirme teorisi ile açıklanabilir. Güvenlikleştirme
teorisi ise, bir ülkenin maruz kaldığı gerçek tehditler ya da düşünülen tehditlerin değerlendirilmesi
neticesinde ortaya çıkan güvenlikleştirme politikaları gereğini ve önemini içermekte; dolayısıyla da
ülkenin güvenlik algı düzeyi savunma sanayisindeki hedefleri ile örtüşebilmektedir.
Bildirinin temel varsayımı, bir ülkenin sadece savunması için değil, dış politika stratejisine de etkisi
olan savunma sanayisi kurumsal yönetiminde, başarıyı sağlayabilmek için bu sanayinin kendine özgü
örgütsel bir yapısının ve özelliklerinin olduğudur. Zira savunma sanayisi yönetim başarısında sadece
kurumsal yapı değil, aynı zamanda aşağıda belirtilen özelliklerindeki farklılıkların da büyük rolü
bulunmaktadır.
Bildirinin hazırlanmasında başvurulan yöntem ise, öncelikle güvenlik ve savunmaya ilişkin bilimsel
kaynakların incelenerek, teorik çerçevenin oluşturulması; daha sonra da Savunma Sanayii
Başkanlığı’nın mevzuatına da bakılarak, başkanlığın kamuya açık kaynaklarında yer alan bilgiler
ışığında savunma sektörüne ve kuruma ilişkin yapı ve özelliklerin araştırılmasıdır.
Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre, özellikle “1974 Kıbrıs Barış Harekatı” sırasında
karşılaşılan kısıtlar sonucu, savunma alanındaki ihtiyaçların karşılanmasında yurt dışına bağımlı
olmanın getireceği sakıncaların net bir şekilde görülmüş ve Türkiye’de modern bir savunma sanayii
altyapısının oluşturulması gerekliliği anlaşılmıştır. Ardından 1985 yılında 3238 sayılı Kanun ile
savunma sanayinin geliştirilmesi ve TSK’nın modernizasyonu amacıyla “Savunma Sanayii
1 Prof. Dr., Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, kamil.bilgin@hbv.edu.tr, Orcid: 0000-0001-5715-5466.
2 Mak. Müh., Milli Savunma Bakanlığı, koksalliman@gmail.com, Orcid: 0000-0002-7066-2400.
26. Uluslararası Kamu Yönetimi Forumu (KAYFOR 26)
222
Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı” kurulmuş; Başkanlık 1989 yılında “Savunma Sanayii
Müsteşarlığı” olarak yeniden yapılandırılmıştır. Kanun ile ilke olarak TSK’nın ihtiyaç duyduğu her
türlü silah, araç ve gerecin mümkün ve ekonomik olduğu ölçüde Türkiye’de üretilmesi
benimsenmiştir. 3238 sayılı Kanun, tamamıyla yeni bir savunma sanayisi anlayışının yanı sıra, son
derece esnek ve hızlı işleyen bir sistem getirmiştir.
2018 yılında Cumhurbaşkanlığı’na bağlanarak Savunma Sanayii Başkanlığı ismini alan
Müsteşarlığın, “2024-2028 Stratejik Planı”nda Türkiye’nin küresel güç vizyonu referans alınarak
savunma sanayisini de bu vizyon çerçevesinde geliştirilmesi hedeflenmiştir. Buna göre 2023 yılında
%80 olan Türk savunma sanayisinde yerlilik oranı için 2028 yılı hedefi % 85 olarak belirlenmiş ve
bu hedefe büyük ölçüde erişilerek Altay tankı, Milli gemi, HÜRKUŞ uçağı, Atak helikopteri,
insansız hava araçları, görüntüleme uydusu, uzun menzilli füzeler vb. ileri teknolojik savunma
araçları ve mühimmatın üretimi gerçekleştirilmiştir.
T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı adıyla, tüzel kişiliği haiz, özel bütçeli bir
kuruluş olarak Başkanlık görevleri, 5 Başkan Yardımcısı ve 21 Daire Başkanı tarafından
yürütülmektedir. Başkanlıkta halen 679 memur, 29 sözleşmeli personel, 147 Proje Bazlı Sözleşmeli
personel ile 151 sürekli işçi olmak üzere toplam 1.012 personel istihdam edilmektedir.
Başkanlıkta sonuç odaklı, savunma sanayisi projelerini merkez alan bir organizasyon içinde düşey
hiyerarşinin önemli ölçüde azaltıldığı, ara kademelerin tamamen devre dışı bırakıldığı bir yapılanma
söz konusudur. Projelerin belirli süreleri kapsaması nedeniyle, gerek proje yöneticileri gerekse de
proje çalışanları matris yapıda bir araya gelmektedir. Bu nedenle Başkanlığın ana omurgasını
oluşturan projelerin yönetimi, her bir daire başkanlığı bünyesinde oluşturulan proje müdürlükleri
marifetiyle yerine getirilmektedir. Savunma Sanayii Başkanlığı’nın örgütsel yapılanması, iştiraki
olan şirketler ile birlikte tamamlanmaktadır. Zira kuruluşundan itibaren savunma sanayisi alanında
ihtiyaç duyduğu alanlarda doğrudan ya da dolaylı olarak uzmanlık şirketlerinin kurulmasını
sağlamıştır. Buna göre Başkanlığın iştiraki olan şirket ve bağlı ortaklıkları şunlardır:
• HEAŞ – Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş.
• KAE - Kazakhstan ASELSAN Engineering Limited Şirketi
• Kırıkkale Teknopark - Kırıkkale Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi
• SSTEK - Savunma Sanayi Teknolojileri A.Ş.
• STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş.
• Teknopark İstanbul - İstanbul Teknoloji Geliştirme Bölgesi
• TRtest Test ve Değerlendirme A.Ş.
• TUSAŞ (TAI-TEI) - Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.
• TÜYAR Mikroelektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
26. Uluslararası Kamu Yönetimi Forumu (KAYFOR 26)
223
Türk Savunma Sanayisinin kendine özgü özelliklerine bakıldığında ise, öncelikle tek müşterinin
devlet olması gelmektedir. Zira ilkece devletin ihtiyaç duyduğu miktarın dışında üretime gerek
yoktur. Bu nedenle savunma sanayisinin gelişimine yönelik tüm kararlar devlet eliyle alınmaktadır.
İhtiyaçların belirlenmesinden tedarik planlarının hazırlanmasına; tedarik miktar ve yöntemlerine
karar verilmesinden, lojistik destek sisteminin belirlenmesine; ihtiyaç duyulan askeri ekipmanların
tasarımı, üretimi ve ihracatı konusunda kararlar, birer kamu politikası olarak devlet tarafından
alınmaktadır. Ancak, bir taraftan ürün geliştirmede gelişmiş ülke teknolojileri takip edilirken, ürün
pazarlamasında da dost ülkeler, Türk dış politikası çerçevesinde gözetilmektedir.
Türk Savunma Sanayisine ilişkin ikinci önemli özellik, ürünlerin herbirinin kendisine özel teknik ve
operasyonel özelliklerinin olmasıdır. Bu özellik gurubuna göre savunma ürünlerinin tasarım ve
üretimi esnasında geliştirilen teknolojiler, askeri alan dışındaki tüm sivil alanlardaki kullanımı içeren
geniş bir yelpazede etkiye sahip olması savunma sanayisinin önemini artıran bir unsurdur.
Savunma sanayisinin bir diğer kritik özelliği gizliliğin önemidir. Buna göre, ticari sistemlerde ürün
özelliklerinin tüm ayrıntıları ile açıklanması o ürünün satışı için fayda sağlarken, askeri sistemlerde
ekipmanların teknik özelliklerinin, kabiliyetlerinin, performanslarının, ömürlerinin, kullanım
sürelerinin, arıza oranlarının gizli olması, ekipmanların kabiliyet ve zaaflarının yalnızca kullanıcı
tarafından bilinmesi gerekmektedir.
Savunma sanayisini diğer alanlardan ayrıştıran teknik özelliklerden başlıcaları; emniyet ve
güvenilirlik; değişen tehdit ve gelişen teknolojileri uyarlanabilme ve idame ettirilebilirlik; karmaşık
mimari, uzun kullanım süresi; yüksek kalitede ürün olması ileri teknoloji kullanımı; ağır çevre
koşullarında çalışabilmesi ve standartizasyon olarak sıralanabilir.
Savunma sanayisinin ekonomik yönden de öne çıkan bazı özellikleri bulunmaktadır. Buna göre
müşteri seçiminde devletin öncelikli ve bazen tek olması; ülke egemenliğinin dikkate alınması; çok
uluslu antlaşma ve programlar kapsamında ortak AR-GE yapılması; üretimin devamlılığı ve ölçek
konusunda dönemsel yüksek artışların olabilmesi nedenleriyle maliyetlerin çok yükselkolabilmesi;
nitelikli işgücüne ihtiyaç duyulması ve benzeri farklı özellikleri bulunmaktadır.
Sonuç olarak savunma sanayisi yönetiminde başarıyı sağlayabilmek için gerek yönetim planlaması,
örgütlemesi, eşgüdümü, yürütümü ve denetiminde, gerekse insan kaynakları performans
yönetiminde, yukarıda sayılan özgün ve farklı yapı ve özelliklerin dikkate alınması gerekmektedir.
Anahtar Kelimeler: Savunma Sanayii, Savunma Sanayii yapısı, Savunma Sanayii Özellikleri