AELTE, Ankara, 2025
Her şey akar, hiç bir şey olduğu gibi kalmaz diyerek değişimin değişmezliğine işaret eden ilk düşünürlerden biri Heraklitos’tu. Ölçülü olmanın gerekliliğinden ve erdeminden bahsedenlerden biri de yine Heraklitos olmuştu. İlginçtir ki, bu toprakların, yani Anadolu’nun bir düşünürü olan Heraklitos’un bu iki sözü de, elinizde tuttuğunuz kitaba katkı veren yazarların, yine aynı coğrafyada ama ondan binlerce yıl sonra yaptıkları insana ve onun eğitimine dair tartışmalarının özünü anlamada bizlere rehber oluyor. Bilim çağı, bilgi çağı, uzay çağı gibi ufukta açılan ve her şeyi değiştireceğini düşündüğümüz her yeni çağ neredeyse aynı hızla kapanıp yerini bir yenisine bırakıyor. Ve biz insanlar her yeni çağ ile gelen değişimleri sorgusuz kabul etmede belki bazen aceleci davranıyoruz. Şüphesiz ki eğitim, bu değişimlerden en çok etkilenen kurumlardan biridir. Eğitim anlayışı sürekli olarak dönüşmekte ve gelişmekte, ve müfredat, ölçme, öğretim gibi eğitimin herhangi bir öğesinde yapılan ufak değişikliklerin bile getireceği sonuçların ancak bir iki nesil sonra tamamıyla anlaşılabileceği düşünüldüğünde, bu dönüşüm ve gelişimlerin titizlikle irdelenmesi önem arz etmektedir. Özellikle yabancı dil eğitiminin, yenilikleri en hızlı gören ve benimseyen alanlardan biri olduğuunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bu bağlamda, İngilizce Öğretmeni Eğitimcileri Derneği (INÖED) ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu iş birliği ile gerçekleştirilen "Yabancı Dil Eğitimi 8. Kurultayı," İngilizce öğretimi ve öğreniminde günümüzün en güncel meselesi olan dijitalleşme ve yapay zeka konusunu tartışmak üzere akademisyenleri, öğretmenleri ve araştırmacıları bir araya getiren önemli bir platform olmuştur. Elinizdeki kitap, bu değerli kurultayda sunulan akademik çalışmaları bir araya getirerek alana katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. INÖED, yabancı dil öğretmeni yetiştirme ve geliştirme konusunda önemli çalışmalar yürüten öncü bir kuruluştur. Derneğin düzenlediği bu gibi etkinlikler, eğitimcilerin ve akademisyenlerin bir araya gelerek bilgi ve deneyimlerini paylaşmasını sağlamakta, yabancı dil eğitimi alanında yeni perspektifler geliştirilmesine imkan tanımaktadır. Geleneksel eğitim anlayışının ötesine geçerek dijitalleşen dünyaya uyum sağlamak, yabancı dil eğitiminde kritik bir gerekliliktir. Bu kurultayda, yapay zekâ, dijital eğitim kaynakları, video teknolojileri, sohbet robotları gibi konular ele alınarak geleceğin dil eğitimine dair yol haritaları belirlenmiştir. Öğretmen eğitiminde yenilikçi yaklaşımların benimsenmesi ve eğitimin dijital dönüşümüne uyarlanması gerekliliği vurgulanmıştır. “Yabancı Dil Eğitiminde Yapay Zekâ Kullanımı: Değişim ve Dönüşüm” adlı çalışmasında Prof. Dr. Ahmet Başal yapay zekânın yabancı dil öğretimindeki yeri, bireyselleştirilmiş öğrenme imkanları, çeviri eğitimi ve adaptif geri bildirim süreçleri gibi konular incelenmektedir. Prof. Dr. Gonca Ekşi ise “Yabancı Dil Yazma Eğitiminde Yapay Zekâ” başlıklı makalesinde yapay zekâ destekli yazma uygulamalarına odaklanmakta, otomatik yazı düzeltme sistemleri ve yapay zekânın akademik yazı becerilerine etkisi tartışılmaktadır. Yapay zekâ meselesi çerçevesinde Prof. Dr. Murat Hişmanoğlu da “Yabancı Dil Öğreniminde ve Öğretiminde Sohbet Robotlarının Kullanımı” makalesinde özellikle sohbet robotlarının dil öğrenme sürecine etkisini, öğrenci-robot etkileşimini ve otomatik geri bildirim mekanizmalarını değerlendirmektedir. Daha geniş bir çerçevede dijitalleşme konusunu ele alan diğer çalışmalarda ise Prof. Dr. Cemal Çakır’ın “Açık Erişimli Dijital Kaynakların İngilizce Öğretiminde Kullanımı” makalesinde dijital eğitim kaynaklarının avantajları, zorlukları ve öğretmenlerin bu kaynakları etkin kullanma yolları ele alınmakta; benzer bir şekilde Prof. Dr. Ayhan Kahraman’ın “Türkiye'de Yabancı Dil Öğretiminde Dijital Çağ: EBA ve YEĞİTEK” makalesinde de Türkiye'deki dijital eğitim platformlarının yabancı dil eğitimindeki yeri ve kullanım potansiyelleri iki ana örnek ekseninde değerlendirilmektedir. Prof. Dr. Mehmet Demirezen’in “Öğretmen Eğitimi ve Video: Öğretmen Eğitiminde Eğitici Video Kullanımı” makalesi ise video tabanlı öğretmen eğitimi uygulamaları özelinde bir tartışma yürütmekte, ve etkileşimli içeriklerin dil eğitimine katkısı ile çoklu ortam kullanımının etkilerini tartışmaktadır. Sonuç olarak bu çalışmalar, yabancı dil eğitiminde yenilikleri takip etmek ve bu yenilikleri ders pratiğine yansıtmak isteyen akademisyenler ve eğitmenler için önemli bir başvuru kaynağı olacaktır. Kurultaya katılan tüm akademisyenlere ve eğitimcilere teşekkür ediyor ve bu çalışmanın yabancı dil eğitimine katkı sağlamasını diliyoruz.