İsrail-Filistin Çatışmasının İletişim Çalışmalarındaki Temsili: Bibliyometrik Bir Analiz
3rd International Ege Congress On Social, Humanities, Administratıve, and Educational Sciences Proceedings Book Volume - 1, İzmir, Türkiye, 11 - 13 Ağustos 2025, ss.300-315, (Tam Metin Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
- Basıldığı Şehir: İzmir
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.300-315
- Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Kökenleri 19. yüzyıla dayanan İsrail-Filistin çatışması yalnızca politik ya da askeri boyutlarıyla değil
aynı zamanda medyada nasıl temsil edildiğiyle de uluslararası kamuoyunun gündeminde önemli bir
yer tutuyor. Medya temsilleri bu çatışmanın algılanma biçimini şekillendiren en kritik unsurlardan
biridir. Bu bağlamda iletişim disiplini yalnızca haber metinlerinin analizini değil aynı zamanda
söylem, propaganda, sosyal medya etkileşimleri ve kamuoyu oluşturma süreçlerini de içeren geniş bir
araştırma alanı sunmaktadır. Bu çalışmada, söz konusu çatışmanın iletişim disiplini içindeki evrimini
ve yapılan çalışmaların haritasını çıkarmak amacıyla Scopus veri tabanından elde edilen 615 akademik
yayını bibliyometrik analiz ile incelenmiştir. Çalışmada Scopus veri tabanından elde edilen bilgiler
VOSviewer ve R-Studio programı aracılığıyla görselleştirilerek analiz edilmiştir. Analizler sonucunda
İsrail-Filistin çatışmasının özellikle 2000’li yılların sonundan itibaren iletişim alanında artan bir
akademik ilgi gördüğünü ortaya koymaktadır. Bu kapsamda 7 Ekim 2023’te başlayan ve şiddetlenerek
günümüzde de devam eden yeni çatışma dalgası bu ilginin zirveye ulaştığı bir dönüm noktasını
oluşturmuştur. Atıf analizleri ve işbirliği ağları, akademik çalışmaların büyük oranda Amerika Birleşik
Devletleri, Birleşik Krallık ve İsrail gibi ülkelerdeki araştırmacılar tarafından gerçekleştirildiğini
göstermektedir. Buna karşılık, Filistinli akademisyenler ile Türkiye ve diğer bölge ülkelerinin
katkısının oldukça sınırlı olduğu görülmüştür. Ülkeler arası atıf ve ortak yayın analizleri belirli ülkeler
arasında sıkı bir akademik işbirliği olduğunu ancak bazı bölgelerin bu ağın dışında kaldığını somut
biçimde ortaya koymaktadır. Ülkeler arası atıf ve işbirliği grafikleri de bu eşitsizliği
görselleştirmektedir. Anahtar kelime analizleri, araştırmaların sıklıkla çerçeveleme, kamuoyu, sosyal
medya, söylem, propaganda ve haber kapsamı gibi konulara odaklandığını ortaya koymuştur. Bu
bulgular, iletişim disiplininin çatışmayı büyük oranda medyanın sunumu ve kamu algısı ekseninde ele
aldığını göstermektedir. Çalışmada Filistinli araştırmacıların, Türkiye ve diğer bölge ülkelerinin sınırlı
temsiliyeti ise literatürdeki dengesizliği gözler önüne sermektedir. Dolayısıyla İsrail-Filistin çatışması
gibi uzun süreli ve derin tarihsel bağlamlara sahip meselelerin iletişim literatüründe hangi sesler
tarafından nasıl temsil edildiğini anlamak hem akademik hem de etik açıdan önem taşımaktadır. Bu
nedenle, gelecekteki çalışmaların daha kapsayıcı yerel aktörleri dâhil eden ve disiplinler arası
yaklaşımlar içeren bir perspektifle ilerlemesi önerilmektedir.
The Israel-Palestine conflict, whose origins date back to the 19th century, holds a significant place in
the global public agenda not only due to its political or military dimensions but also because of how it
is represented in the media. Media representations are among the most critical factors shaping public
perceptions of this conflict. In this context, the field of communication offers a broad area of inquiry
that goes beyond the analysis of news texts to include discourse, propaganda, social media
interactions, and public opinion formation processes. This study aims to map the evolution of the
Israel-Palestine conflict within the communication discipline by conducting a bibliometric analysis of
615 academic publications retrieved from the Scopus database. The data obtained from Scopus were
analyzed and visualized using VOSviewer and R-Studio software. The findings indicate that the Israel-
Palestine conflict has attracted increasing academic attention within communication studies,
particularly since the late 2000s. Notably, the new wave of violence that began on October 7, 2023—
and continues to escalate—marks a turning point at which scholarly interest peaked. Citation analyses
and collaboration networks reveal that academic production is predominantly carried out by
researchers from countries such as the United States, the United Kingdom, and Israel. In contrast,
contributions from Palestinian scholars, as well as from Turkey and other countries in the region,
appear to be quite limited. Country-level citation and collaboration graphs also visualize this
imbalance clearly. Keyword analyses show that the studies largely focus on topics such as framing,
public opinion, social media, discourse, propaganda, and news coverage. These findings demonstrate
that communication scholars tend to address the conflict primarily through media representation and
public perception. The limited representation of Palestinian scholars and those from Turkey and
surrounding countries further highlights a structural imbalance in the literature. Understanding how
and by whom long-standing and deeply rooted conflicts such as the Israel-Palestine issue are
represented in the communication literature is crucial—not only from an academic perspective but
also from an ethical standpoint. Therefore, it is recommended that future research adopts a more
inclusive, interdisciplinary perspective that amplifies local voices and perspectives from
underrepresented regions.