Tüketim Toplumunda Yaşamlarını Tüketen Bireyler: Bayram ve Kumru Örnekleri


Creative Commons License

Tomat Yılmaz A.

JOURNAL OF TURKISH STUDIES, cilt.13, sa.28, ss.975-986, 2018 (TRDizin)

Özet

Bireylerin temel gereksinimlerini karşılamak amacıyla

gerçekleştirdikleri tüketim olgusu tarih boyunca çeşitli aşamalardan

geçer. Örneğin tüketim çağı olarak adlandırılan günümüz toplumunda,

tüketimin kendisi bir gereksinime dönüşür. Üretimin kesintisiz artışı

tüketme edimini beraberinde getirir, böylece tüketim bir zorunluluğa

dönüşür ve bireyler kendi ürettikleri nesneler tarafından çevrelenirler.

Sınırsız sayıdaki nesnelerin oluşturduğu bu düzmece bollukta, bireyler

gereksinimleri olup olmadığını düşünmeden satın almaya ve tüketmeye

yönelirler. Nitekim nesne peşinde koşarlarken hem kendilerine hem de

içinde bulundukları topluma yabancılaşırlar.

İçinde bulunduğumuz çağı, bireylerin kişiliklerini, benliklerini ele

geçiren tüketim olgusunun edebiyatta da yerini alması kuşkusuzdur.

Örneğin, XX. yüzyıl Türk edebiyatının önde gelen kadın yazarları

arasında yer alan Adalet Ağaoğlu, Fikrimin İnce Gülü adlı romanında

nesne tutkusu peşinde koşan Bayram’ın yaşamını konu edinir.

Toplumda saygınlık kazanmak amacıyla araba satın almayı düşleyen

Bayram’ın günden güne çevresine yabancılaştığını belirten Ağaoğlu,

anamalcı düzenin de yaygınlaşmasını eleştirir. Yapıtlarıyla okurlarını

derinden etkileyen Tahsin Yücel ise Kumru ile Kumru adlı romanında,

köyden kente göç eden Kumru adındaki genç bir kadının yaşamını

öyküler. Yücel, tüketim toplumunda nesnelerin elde edildiklerinde bütün

önemlerini yitirdiklerini ve bireyleri yeni arayışlara ittiklerini belirtir. Bu

çalışmada da Adalet Ağaoğlu’nun Fikrimin İnce Gülü ve Tahsin Yücel’in

Kumru ile Kumru adlı romanlarında, tüketen bireylerin tüketilen

yaşamları Fransız toplumbilimci Jean Baudrillard’ın Tüketim Toplumu ve

Nesneler Sistemi adlı yapıtları bağlamında irdelenecektir.

The consumption, that is carried out to meet the basic physiological

needs of human beings, passes through various stages throughout

history. For example, nowadays, described as the consumption society,

consumption itself becomes a necessity. The continuous increase of

production brings with consumption; thus, consumption turns into an

obligation and individuals are surrounded by objects that they produce.

In this fake abundance which is formed by an unlimited number of

objects, individuals start to buy and consume without thinking whether

they need it or not. In fact, individuals alienate both themselves and their

society when they pursue an object.

It is undoubted that the consumption which affects the age we are

in, the personalities and the identities of individuals, takes place in

literature. For example, Adalet Ağaoğlu, one of the women writers of

twentieth century Turkish Literature, writes the life history of Bayram

who has a passion for objects to gain a better position, in her novel

entitled Fikrimin İnce Gülü. Ağaoğlu accentuates that Bayram who wants

to purchase a car, alienates from his environment day by day and also,

she criticizes the spread of capitalist system. Tahsin Yücel, affects greatly

his readers with his works, narrates the life of a young woman named

Kumru who migrated from the village to the city in his novel entitled

Kumru ile Kumru. Yücel notes that in the consumption era, objects lose

their importance when they are obtained and this case pushes

individuals to new searches. In this work, consumed lives of individuals

who consume will be examined in Adalet Ağaoğlu’s novel entitled Fikrimin

İnce Gülü and Tahsin Yücel’s novel entitled Kumru ile Kumru in the

context of Jean Baudrillard’s The Consumer Society and The System of

Objects.