İBN SÎNÂ’DAN KEMALPAŞAZÂDE’YE MAHİYETİN KILINMIŞLIĞI (MEC‘ÛLİYYE)
ÇUKUROVA ÜNIVERSITESI İLAHIYAT FAKÜLTESI DERGISI (ÇÜİFD), cilt.25, sa.1, ss.1-20, 2025 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 25 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2025
- Doi Numarası: 10.30627/cuilah.1632318
- Dergi Adı: ÇUKUROVA ÜNIVERSITESI İLAHIYAT FAKÜLTESI DERGISI (ÇÜİFD)
- Derginin Tarandığı İndeksler: Arab World Research Source, TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.1-20
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Mahiyetin kılınmışlığı,
felsefî-kelamî metinlerden tutun da tasavvuf kaynaklarına kadar İslâm düşüncesi
literatürünün en problematik konuları arasında yer alır. Meselenin odak
noktasını, mahiyetleri kendinde mahiyet kılan bir ilkenin var olup
olmadığı, failin tesirinin mahiyete mi, varlığa mı, yoksa mahiyet-varlık
terkibine mi taalluk ettiği ve mahiyet için “kılınmışlık”ın ne anlama geldiği
gibi sorular oluşturmaktadır. Her ne kadar arka planda İbn Sînâcı zatî sebeplik
teorisi bulunsa da tarihsel süreçte meseleye dair ortaya çıkan ihtilafın
tohumları Fahreddin er-Râzî’nin eserlerinde filizlenmiştir. Râzî’den sonra
Adudüddin el-Îcî, Sa‘düddîn et-Teftâzânî, Seyyid Şerîf el-Cürcânî ve Şemseddin
Ahmed Kemalpaşazâde gibi Müslüman düşünürler meselenin problem ağını
genişletmişlerdir. Böylece Fahreddin er-Râzî’nin başlattığı tartışma, sonraki
yüzyıllarda İslam düşüncesinin temel meselelerinden biri hâline gelerek kelâm,
felsefe ve tasavvuf literatüründe önemli bir yer işgal etmiştir. Bu makale,
Fahreddin er-Râzî’den Kemalpaşazâde’ye kadar İslam düşünce geleneğinde
mahiyetin kılınmışlığına dair ortaya konulan çeşitli argümanları İbn Sînâcı
arka planla birlikte ele almakta ve bu konuda tezahür eden ihtilafın kaynağına
ilişkin bir soruşturma yapmaktadır.
The constituted nature of
quiddity is one of the most problematic issues in the literature of Islamic
thought, ranging from philosophical-theological texts to Sufi sources. The
focal point of the issue consists of questions such as whether there is a
principle that makes quiddities quiddities in themselves, whether the
the agent’s influence is on quiddity, existence, or the quiddity-existence
combination, and what the notion of “having been made” signifies in relation to
quiddity. Although the Avicennian theory of essential causality lies in the
background, the seeds of the controversy that later emerged in the historical
process germinated in the Works of Fakhr al-Dīn al-Rāzī’. After al-Rāzī, Muslim
thinkers such as ‘Aḍud al-Dīn al-Ījī, Sa‘d al-Dīn al-Taftāzānī, al-Sayyid
al-Sharīf al-Jurjānī, and Shams al-Dīn Aḥmad Kemālpāshāzāde further expanded the
problematic scope of the issue. Thus, the debate initiated by Fakhr al-Dīn
al-Rāzī became one of the fundamental issues of Islamic thought in the
following centuries and occupied an important place in the literature of kalām,
philosophy, and Sufism. This article discusses the various arguments concerning
the made-ness of quiddity in the tradition of Islamic thought from Fakhr al-Dīn
al-Rāzī to Kemālpāshāzāde, together with the Avicennian background, and investigates
the origins of the controversy surrounding this issue.