Çevre Politikalarının Sıkılaştırılması İçin Enerji ve Taşımacılık Sektörü Çevresel Vergileri: OECD Ülkeleri Üzerine Bir İnceleme


Creative Commons License

TAŞDOĞAN B.

Journal of Anatolian Cultural Research, cilt.8, sa.2, ss.174-194, 2024 (TRDizin)

Özet

OECD üyesi ülkelerde çevresel vergiler enerji, taşımacılık/ulaştırma, kirlilik ve doğal kaynaklardan alınan vergiler olarak tanımlanmaktadır. Her ne kadar dört kısma ayrılmış olsa da bu vergilerin GSYİH içindeki paylarına bakıldığında toplam çevre vergilerinin ağırlıklı olarak enerji ve ulaştırma sektöründen alınan çevresel vergilerden oluştuğu, kirlilik ve doğal kaynaklardan alınan vergilerin ise oldukça az seviyede olduğu görülmektedir. Türkiye’de 2020 yılında toplam çevre vergilerinin içinde enerji sektöründen alınan vergilerin payı yaklaşık yüzde 51 iken, taşımacılık sektöründen alınan vergilerin payı yaklaşık yüzde 45, kirlilik üzerinden alınan vergilerin payı binde 2 ve doğal kaynaklardan alınan vergilerin payı yaklaşık yüzde 2,6 olarak gerçekleşmiştir. 2010 yılında ise enerji sektörünün payı yüzde 73, taşımacılık sektörünün payı yaklaşık yüzde 26, kirlilik yaklaşık binde 2 ve doğal kaynaklardan alınan vergilerin payı yaklaşık yüzde 1’dir. Bu çalışmada OECD ülkeleri için Çevresel Politikaların Sıkılığı (EPS) endeksi üzerinde belirleyici konumda olan enerji ve taşımacılık sektöründen alınan çevre vergilerinin etkileri Panel ARDL modeli ile incelenmektedir. Elde edilen bulgulara göre uzun dönemde EPS endeksinin temel belirleyicisi ulaştırma sektöründen alınan vergilerdir. Buna göre ulaştırma sektöründen alınan çevresel vergiler yüzde 1 arttığında EPS endeks değeri yüzde 3,7 artmaktadır. Enerji vergileri ise çevresel sıkılık endeksi ile negatif bir ilişkiye sahiptir. Ayrıca, Sera gazı emisyon salınımı ile taşımacılık sektörü arasındaki nedensellik ilişkisinin varlığı da sektörün çevre politikaları açısından önemini artırmaktadır.