Kamel Daoud’un Meursault, Contre-Enquête Adlı Yapıtında Efendi-Köle Diyalektiği
FOLKLOR/EDEBIYAT: HALKBILIM, ETNOLOJI, ANTROPOLOJI, EDEBIYAT, cilt.25, sa.99, ss.623-634, 2019 (Scopus)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 25 Sayı: 99
- Basım Tarihi: 2019
- Doi Numarası: 10.22559/folklor.879
- Dergi Adı: FOLKLOR/EDEBIYAT: HALKBILIM, ETNOLOJI, ANTROPOLOJI, EDEBIYAT
- Derginin Tarandığı İndeksler: Scopus
- Sayfa Sayıları: ss.623-634
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Adresli: Hayır
Özet
İnsanlık tarihi, insanların, toplumların ya da ülkelerin kendi aralarındaki güç
savaşlarına dayanır. Kendilerini karşılarındakine kabul ettirmek amacıyla girdikleri
her bir savaşın sonunda da yaşamını kaybetmeyi göze alacak derecede yürekli olan
kişi efendi konumuna geçerken, korkuları nedeniyle başlangıçtaki amacından
vazgeçen özne köle olur. Başka bir deyişle, güçlerin eşit olmadığı bir ilişkinin
sonunda insan ya efendi ya da köle olarak yer alır. Efendi köle üzerinde egemen
bir güç olarak yaşarken, köle de efendinin buyruğu altında yaşamını devam ettirir.
Doğada bulunan nesneleri efendisi için dönüştürüp onun tüketimine sunan köle
başlangıçta bağımlı bir bilinç gibi görülür. Ancak çalıştıkça gücünün ayrımına varan,
doğayı dönüştürdükçe de kendi üstünlüğünü anlayan köle zaman içinde büyük bir
evrim geçirir. Böylelikle özgürlüğün kapısını kendi elleriyle aralayıp efendi olma
yolunda ilerler. Bu çalışmada amaç, Albert Camus’nün Yabancı ve Kamel Daoud’un
Meursault, contre-enquête adlı yapıtlarının Georg Wilhelm Friedrich Hegel’in
efendi-köle diyalektiği bağlamında yorumlanmasıdır. İlk romanda köle olarak yer
alan öznenin ikinci romanda efendi konumuna evrilmesi ise araştırmanın sonucunu oluşturur. Söz konusu romanlar metinlerarasılık açısından birçok çalışmaya konu
olmalarına karşın, diyalektik bağlamda incelenmediklerinden, bu çalışmanın
kendisinden sonra yapılacak olan araştırmalara ışık tutması öngörülmektedir.
Anahtar sözcükler: Kamel Daoud, Albert Camus, Hegel, efendi, köle, efendi-köle
diyalektiği
The history of humanity is based on the power wars between people, societies or
countries themselves. At the end of every war they enter to prove themselves to
other side, the person, who is courageous enough to lose his life, becomes the master
while the person, who gives up his initial purpose because of his fears becomes a
slave. In other words, at the end of a relationship, where the two forces aren’t
equal, the person is either a master or a slave. While the master lives as a sovereign
over the slave, the slave lives under the command of his master. The slave, who
transforms objects in nature to his master and presents them to his consumption, is
initially seen as a dependent consciousness. However, the slave, who distinguishes
his power by working and who understands his superiority by transforming nature,
evolves largely. In this way, the slave opens the door to freedom with his/her own
hands and moves towards becoming a master. The aim of this study is to interpret
Albert Camus’s The Stranger and Kamel Daoud’s The Meursault Investigation
in the context of the master-slave dialectic of Georg Wilhelm Friedrich Hegel.
The result of this research is the evolution of subject who takes place as a slave in
the first novel and who becomes a master in the second novel. These novels are
interpreted in the context of intertextuality but they are not studied in a dialectical
context. Thus, it is foreseen that this study will be initiator of researches which will
be carried out after.
Keywords: Kamel Daoud, Albert Camus, Hegel, master, slave, the master-slave
dialectic