Okul Öncesi ve İlköğrenimde Uygulamalı Doğa Tarihi Eğitimine Bir Örnek


Creative Commons License

Kahya Parıldar Ö.

5. Ulusal Biyoloji Eğitimi Kongresi, Balıkesir, Türkiye, 2 - 04 Mayıs 2025, ss.107-108, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Balıkesir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.107-108
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Etkinliğin bilimsel odağı, okul öncesi ve ilkokul öğrencilerinin dinozorlara olan ilgisini “bilim yapma” konusunda daha derin bir anlayışla oluşturmaktır. Anadolu’nun antik uygarlıkları ve fosilleriyle aslında dinozorlardan daha zengin ve çeşitli bir doğal mirasa sahip olduğumuzu eğlendirirken öğretmektir. Bu etkinlikler sayesinde öğrencilere bilimin ne olduğu ve bilim insanlarının ne yaptığı konusunda fikir edinmelerine yardımcı olmaktır.

Öğrencilerin bilim derslerine ve kariyerlerine olan ilgilerinin azalması, toplum için önemli etkileri olan uluslararası bir olgu olmuştur. Öğrencilerin okul öncesi ve ilkokul boyunca bilime olumlu bir şekilde katılımını sağlamak ve onları bu derslere ve kariyerleri peşinde koşmaya teşvik etmek için yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bilime teşvik etmeyi amaçlayan etkinlikler araştırma temelli olmalı ve aynı zamanda okul öncesi ve ilkokul öğrencileri için oyun temelli öğretici olması gerekmektedir. Etkinliğin bir amacı, katılımcı ilkokul öğrencilerine gerçek bilimsel araştırma ve keşiflere dahil eden, bilim ve antik çağlara olan ilgilerini ve öz yeterliliklerini besleyen, onları bilime teşvik eden bir suni saha deneyimi sağlamaktır. Saha ve laboratuvar deneyimleri, öğrencilerin paleontologların ve arkeologların işlerini nasıl yaptıklarını; GPS, araştırma ekipmanı, dijital kumpaslar ve fosil kazı araçları gibi standart jeolojik, paleontolojik ve arkeolojik araştırma araçlarını nasıl etkili bir şekilde kullanacaklarını, saha çalışmalarını nasıl planlayıp yürüteceklerini, verileri nasıl toplayıp kaydedeceklerini, nasıl analiz yapılacağını ve sonuçlarının yorumları nasıl sunacaklarını öğrenmelerine yardımcı olmak için tasarlanmıştır.

Bilimde olumlu deneyimlerin hem öğrencilerin bilime olan hevesini hem de bilim insanı olabileceklerine olan güvenlerini artırdığını göstermiştir. Öğrencilerin bilime yönelik uygulamalı, kendi kendine yönlendirilen, sorgulamaya dayalı yaklaşımları ve “gerçek” bilime veya bilim insanlarının gerçek dünyada üstlendiği faaliyetlere çok benzeyen etkinliklere katılımı, geleneksel didaktik yöntemlerden daha ilginç, keyifli ve motive edici bulduklarını belirlemiştir. Özellikle okul dışı bilim deneyimleri, birçok araştırmacı tarafından yalnızca kavramların genişletilmiş ve gerçek pratik çalışmalar yoluyla geliştirilmesini iyileştirerek değil, aynı zamanda okullar ile işbirlikçi çalışma ve öğrenme sorumluluğu gibi daha geniş öğrenme boyutlarını iyileştirerek bilim öğrenimine katkıda bulunduğu yönünde desteklenmiştir. Okul dışı deneyimler arasında, açık hava öğreniminin olumlu bilişsel, duygusal, sosyal ve davranışsal etkiler için iyi bir potansiyele sahip olduğu belirtilmektedir.

Okul öncesi ve ilkokul öğrencilerine “fosil ve arkeolojik kazı etkinlikleri” boyunca ilk başta terminolojik bilgiler verilmektedir. Anadolu’da bulunan fosiller ve arkeolojik ögeler hakkında görsel materyaller üzerinden anlatım sağlanırken aynı zamanda soru-cevap kısımlarında da öğrencilerin bilgisi ölçülmektedir. Daha sonra hazırlanan suni kum havuzları içerisine materyalleri gömerek bulmalarını sağlamaktayız. Tüm fosil materyaller gerçek kazılardan elde edilen replika örnekleri içermektedir. Her öğrencilerden bulduğu materyali kendi yorumuyla boş A4 kağıtlarına çizmesi istenmektedir. Böylelikle o materyali her yönüyle işlemiş ve öğrenmiş olacaktır. Çizim tamamlandıktan sonra kil yardımıyla verilen şablonlar üzerinden şekilleri takip ederek tarihöncesi fosillere ait resimleri tamamlamalarıyla etkinlik sona ermektedir.

Öğrencilerin suni saha faaliyetlerine daha fazla katılmaları sonucunda paleontoloji ve “bilim yapmanın” ne olduğu konusunda daha derin anlayışlarla ayrılmıştır. Ayrıca öğrencilerin bilim insanlarıyla belirli aktiviteler üzerinde çalışarak tüm günlerini geçirmesi, onlarla özdeşleşme ve işlerini nasıl yaptıklarını anlama yeteneklerini artırmanın yanı sıra rol model olarak görmelerini de sağlamıştır. Böylelikle her etkinlik sonucunda öğrencilerin eğlenerek öğrendiklerini pekiştirmeleri ve bu deneyimlerini diğer öğrencilere de aktarmaları ile sürdürülebilir bir şekilde korkulan bilimin yerini istek duyulan bir alana çevrilmiş gibi görünmektedir.