müttefikleri ile çevreleme politikası bağlamınÇİN DIŞ POLİTİKASI VE DENİZ GÜVENLİĞİ SORUNLARI
Avrasya Etüdleri, cilt.2, sa.60, ss.53-77, 2021 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 2 Sayı: 60
- Basım Tarihi: 2021
- Dergi Adı: Avrasya Etüdleri
- Derginin Tarandığı İndeksler: International Bibliography of Social Sciences, Educational research abstracts (ERA), TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.53-77
- Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Uluslararası ilişkilerin ağırlık merkezi, başta
ekonomik gelişmeler olmak üzere siyasi ve
stratejik boyutlarıyla da Atlantik'ten Asya'ya
doğru kaymaktadır. Bu bağlamda Tayvan sorunu, Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) ile Japonya
arasındaki sorunlar, Kuzey Kore'nin nükleer
programı gibi bölgesel çatışmalar küresel
düzeyde önem taşıyacaktır. Ek olarak, Güney
Çin Denizi'nde (SCS) ÇHC, Filipinler, Vietnam,
Tayvan, Malezya ve Brunei'yi içeren örtüşen
iddialar ve anlaşmazlıklar devam etmektedir.
Bununla birlikte Çin’in yıllar içinde SCS içindeki uluslararası sulara tek taraflı olarak genişlemesi, Hint-Pasifik bölgesindeki stratejik
güç dengesini önemli ölçüde değiştirdi. Bu
stratejik denge, ÇHC'nin lehine ve ABD’nin
güvenliği ve çıkarlarının aleyhine değişti. ÇHC,
modern bir donanma inşa etmenin yanı sıra,
ABD’ye göre küresel güvenlik için tehdit oluşturan çok çeşitli istikrarı bozucu eylemler de
gerçekleştirmiştir. Tehdit edici eylemler arasında, Çin’in açık denizlerdeki eşi görülmemiş ve
artan deniz operasyonları ABD tarafından dile
getirilmiş ve bu eylemler ÇHC’nin gelecekteki
niyet ve eylemlerinin açık ampirik göstergeleri
olarak kabul edilmiştir. Çalışma kapsamında bu
sorunlar Çin'in yükselişi ve ABD'nin bölgesel
müttefikleri ile çevreleme politikası bağlamın da tartışılmış ve deniz güvenliği sorunlarının
küresel ve bölgesel etkileri üzerinde durulmuştur. Bu makalenin ana önerisi, Pekin'in deniz
güvenliği ve dış politika yaklaşımı çerçevesinde
SCS ile ilgili iddialarını yumuşatmasının zor görünmesidir. Zira ÇHC’nin bölgesel muhaliflerinin ABD’den siyasi ve askeri desteğe ihtiyacı
bulunmaktadır, ancak aynı zamanda ABD’nin
bölge için uzun vadeli ve tutarlı stratejisinin eksikliği öne çıkmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Çin, G
The center of gravity of international relations
has been shifting from the Atlantic towards
Asia mainly due to economic, political and
strategic changes in the world. In this context,
regional conflicts such as Taiwan problem, the
issues between People’s Republic of China
(PRC) and Japan, North Korea's nuclear program will be of importance at global level. Additionally, overlapping claims and disputes in
the South China Sea (SCS) involving PRC, Philippines, Vietnam, Taiwan, Malaysia, and Brunei are ongoing. The complexity and versatility of the problems arising from the SCS made
it necessary to examine the subject in terms of
empirical data, international law, and regional
and global politics. As a result of the data revealed and the evaluation made, it is argued
that it does not seem possible for PRC to take
a step back in the SCS due to its assertive and
dominant foreign policy with the Jinping administration and will not hesitate to resort to
controlled tension. It is believed that Beijing's
decisive stance is sourced from both United
States of America (USA)'s lack of a long-term
strategy for the region and its own growing
military capacity when compared to its regional rivals. Within the scope of the study, these
problems have been discussed in the contextof China's rise and ambitious foreign policy
and the containment policy of the USA with
its regional allies, and the global and regional effects of the maritime security problems
are emphasized. The main argument of this
article is that it seems difficult for Beijing to
soften its claims regarding the SCS within the
framework of its maritime security and foreign
policy approach. In fact, regional opponents
of Beijing need political and military support
from the USA, while lack of its long-term and
consistent strategy for the region stands out.