Annie Ernaux’nun Regarde Les Lumières Mon Amour Adlı Yapıtında Tüketim Nesneleri, Simülakrlar ve Hipermarket
Current perspectives in social sciences (Online), cilt.30, sa.1, ss.1-10, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 30 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.53487/atasobed.1797471
- Dergi Adı: Current perspectives in social sciences (Online)
- Derginin Tarandığı İndeksler: EBSCO Legal Collection, TR DİZİN (ULAKBİM), European Reference Index for the Humanities and Social Science (ERIH PLUS)
- Sayfa Sayıları: ss.1-10
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Çağdaş Fransız yazınının önde gelen yazarlarından Annie Ernaux, 2014 yılında kaleme aldığı Regarde les lumières mon amour (Işıklara bak aşkım) adlı yapıtında, gündelik yaşamın sıradan mekânlarından biri olan hipermarketi, toplumsal ilişkilerin, sınıfsal ayrımların ve kültürel göstergelerin görünür kılındığı bir mikrokozmos olarak ele alır. Bu çalışma, Ernaux’nun söz konusu yapıttaki gözlemlerini, Jean Baudrillard’ın tüketim kuramı çerçevesinde irdeler; ayrıca Debord’un gösteri toplumu eleştirisi, Veblen’in gösterişçi tüketim çözümlemesi ve Bourdieu’nün toplumsal cinsiyet okumalarıyla destekleyerek disiplinlerarası bir bakış geliştirir. Bu doğrultuda, çalışma Ernaux’nun hipermarket anlatısını, Baudrillard merkezli disiplinler arası bir çerçeveyle okuyan Türkçe yazındaki ilk kapsamlı çözümlemelerden biridir. Çalışmanın temel sorunsalı, hipermarketin sınıfsal konumlara, ekonomik koşullara ve toplumsal cinsiyete bağlı eşitsizlikleri yeniden üretme biçimlerini açığa çıkarmak ve bu eşitsizliklerin Ernaux’nun anlatısında nasıl somutlaştığını göstermektir. Bu bağlamda ulaşılan bulgular, hipermarketin yalnızca bir tüketim mekânı olmadığını, aynı zamanda önceden kurgulanmış bir göstergeler sistemi ve simülakrlar evreni olarak işlediğini ortaya koyar. Mekânın mimarisi, aydınlatması, reyon düzenlemeleri ve dili sınıfsal ayrışmaları, toplumsal cinsiyet rollerini ve gözetim mekanizmalarını görünür kılar. Sonuç olarak, Ernaux’nun anlatısı hipermarketi, çağdaş toplumun eşitsizliklerini, ideolojik kodlarını ve iktidar ilişkilerini açığa çıkaran bir gözlem mekânı olarak konumlandırır. Bu yönüyle yapıt hem yazınsal bir tanıklık hem de gündelik yaşam pratiklerine yönelik güçlü bir toplumsal eleştiri olarak değerlendirilebilir.
Annie Ernaux, one of the leading authors of contemporary French literature, in her work Regarde les lumières mon amour (Look at the Lights, My Love) published in 2014, depicts the hypermarket -one of the seemingly ordinary spaces of everyday life- as a microcosm where social relations, class divisions and cultural signifiers are made visible. This study examines Ernaux's observations in this work within the framework of Jean Baudrillard's theory of consumption; it also develops an interdisciplinary perspective by drawing on Debord's critique of the society of the spectacle, Veblen's analysis of conspicuous consumption, and Bourdieu's analyses of gendered power relations. In this respect, the study offers one of the first comprehensive analyses in Turkish scholarship of Ernaux’s hypermarket narrative through a Baudrillard-centered interdisciplinary framework. The main problem of this study is to reveal the ways in which the hypermarket reproduces inequalities based on class positions, economic conditions and gender and to demonstrate how these inequalities are concretized in Ernaux’s work. The findings reached in this context reveal that the hypermarket is not merely a space of consumption, but also functions as a pre-constructed system of signs and a universe of simulacra. The spatial architecture, lighting, arrangement of aisles and language of the space reveal class divisions, gender roles and surveillance mechanisms. In conclusion, Ernaux’s work positions the hypermarket as a space of observation that reveals the inequalities, ideological codes, and power relations of contemporary society. In this regard, the work can be considered both as a literary testimony and a powerful social critique of everyday life practices.