Yıldırım Beyazıt Hukuk Dergisi, no.1, pp.361-402, 2026 (TRDizin)
Sulh, uyuşmazlık konusu üzerindeki çekişmeyi gidererek yargılamayı sona erdiren karma nitelikte bir işlemdir. Sulhun niteliği ve sulh neticesinde verilen kararın etkisi, sulha uygulanacak hukuku belirleme noktasında önem taşımaktadır. Çalışmamızda, tahkim yargılamasının sulh ile sona erdirilmesinin lex arbitriyi ilgilendiren bir husus olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, tahkim yeri Türkiye olan bir tahkim yargılamasında sulha; tahkim yargılaması yabancılık unsuru içeriyorsa Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun sulha ilişkin hükümleri, yabancılık unsuru içermiyorsa Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenmiş tahkimde sulh hükümleri uygulanmalıdır. Bu noktada Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun 12/D maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 434’üncü maddesi, tahkim yeri Türkiye olan tüm tahkim yargılamaları bakımından dikkate alınmak zorundadır. Söz konusu hükümlerin uygulanmasına ilişkin hususların ortaya konulması bir gerekliliktir. Bu gereklilik çerçevesinde, çalışmamızda, sulhun konusu ve yapılışı ele alınmış, sulh sonucunda verilebilecek kararlar ortaya konulmuş ve sulhun ya da sulh neticesinde verilen kararın iptali incelenmiştir. Tüm bu değerlendirmeler neticesinde söz konusu düzenlemelerde yapılması gerekli görülen değişiklikler belirtilmiştir.