in: Turkish Modernization (Turkish Thinkers in the 19th and 20th Centuries), Prof. Dr. İlyas Doğan, Editor, Astana Yayınları, Ankara, pp.239-260, 2018
Attila İlhan’a göre Türkiye için sorunu Batılılaşmak mı yoksa doğulu olarak kalmak mı şeklinde ortaya koymak yanlıştır. Bu rasyonel Batılı kafasına göre de yanlıştır. Zira bir toplumun yüzlerce yıllık müktesebatından bir çırpıda soyutlanıp başka bir uygarlık alanına geçmesi akla uygun değildir. Böyle bir şey nesnel koşullara ve eşyanın tabiatına aykırıdır. Böyle bir çağdaşlaşma anlayışı yalnızca Türk ulusunu ikiye bölecektir . Nitekim İlhan, Hilmi Ziya Ülken’in yaptığı tespite katıldığını belirterek Türk toplumunda Tanzimat’tan sonra geçen yüzyıl içinde Doğu ve Batı, eski ve yeni, alaturka ve alafranga karşı karşıya geldiği halde hiçbir senteze ulaşılamadığını söyler. Türk toplumunun en buhranlı problemi bir senteze ulaşamayan bu ikici görüştür. İlhan’a göre bu ikici görüş hala varlığını sürdürmektedir. Bu sorunu ortadan kaldırmak ise bilimsel yöntemlerle, geçmişimize dayanan, ondan yararlanan, fakat ileriye açılan ulusal bir bileşim yaparak mümkündür.