Ailenin Ekonomik Dayanıklığı: Maliye Poltikalarıyla Kuşatılmış Bir Refah Kalesi


Ertürk Atabey S.

Aile ve Kültür, Prof. Dr. Fulya Bayraktar Doç. Dr. Tuba Tokuçoğlu Dr. Öğr. Üyesi Aybike Tunç, Editör, Nobel Yayınevi, Ankara, ss.67-92, 2025

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Mesleki Kitap
  • Basım Tarihi: 2025
  • Yayınevi: Nobel Yayınevi
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Sayfa Sayıları: ss.67-92
  • Editörler: Prof. Dr. Fulya Bayraktar Doç. Dr. Tuba Tokuçoğlu Dr. Öğr. Üyesi Aybike Tunç, Editör
  • Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Küresel düzeyde artan tekonomik belirsizlikler, gelir eşitsizliği ve sosyal riskler, hanehalklarının refah düzeyini doğrudan etkileyen yeni kırılganlık biçimlerini ortaya çıkarmaktadır. Pandemi sonrası dönemde hızla yükselen yaşam maliyetleri, enerji ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar, borç yükü ve istihdam güvencesizliği, ailelerin ekonomik dayanıklılığını zayıflatmakta; sosyal devletlerin klasik koruma mekanizmalarını yeniden düşünmelerini zorunlu kılmaktadır. Bu süreçte “aile”, yalnızca özel alanın bir unsuru değil, toplumsal refahın yeniden üretiminde merkezi bir ekonomik aktör olarak öne çıkmaktadır (OECD, 2019a; UNDP, 2014).

Ailenin ekonomik dayanıklılığı (household economic resilience), gelir akışlarının sürekliliği, kaynak çeşitliliği, sosyal destek ağlarına erişim ve kamusal politikaların koruyucu kapasitesi gibi çok boyutlu unsurlardan oluşur. Dolayısıyla aile refahı, yalnızca gelir düzeyine indirgenemeyecek, maliye politikalarının yapısal tasarımıyla yakından ilişkili bir olgudur. Kamu harcamaları, vergi sistemleri, sosyal transferler ve hizmet altyapıları, hanelerin gelir-gider dengesi, tasarruf kapasitesi ve krizlere karşı uyum becerisi üzerinde belirleyici rol oynar. Bu nedenle maliye politikaları, makroekonomik istikrarın sağlanmasının ötesinde, mikro düzeyde refahın güvence altına alınmasında stratejik bir araç niteliği taşımaktadır (Musgrave & Musgrave, 1989; OECD, 2021).

Türkiye’de aile, tarihsel olarak hem sosyal dayanışmanın hem de ekonomik üretkenliğin merkezinde yer almıştır. Ancak son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon, gelir eşitsizliği, düşük kadın istihdam oranı ve sosyal koruma sisteminin sınırlı kapsayıcılığı, ailelerin ekonomik dayanıklılığını önemli ölçüde zayıflatmıştır. TÜİK (2023) verilerine göre, hanelerin yaklaşık %70’i borçludur ve hanehalkı tasarruf oranı OECD ortalamasının yarısına dahi ulaşamamaktadır. Bu tablo, aile refahının sürdürülebilirliği için maliye politikalarının yeniden ölçeklendirilmesi gereğini ortaya koymaktadır.

Bu çalışma, Türkiye’de ailelerin ekonomik dayanıklılığını artırmak amacıyla maliye politikası araçlarının nasıl yeniden tasarlanabileceğini incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, aile refahı ile mali sürdürülebilirlik arasındaki ilişkiyi kavramsal, analitik ve karşılaştırmalı bir perspektiften ele almak; bu yolla Türkiye için “aile dostu” bir maliye politikası çerçevesi geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda çalışma, ailenin ekonomik dayanıklılığı kavramını tanımlayarak dayanıklılığı belirleyen temel bileşenleri ortaya koymakta; Türkiye’deki aile politikalarının mevcut durumunu güçlü yönleri ve potansiyel avantajlarıyla birlikte değerlendirmektedir. Ayrıca maliye politikaları aracılığıyla dayanıklılığın nasıl inşa edilebileceğini, Türkiye’ye özgü araçlar ve uygulama örnekleriyle incelemekte; OECD ülkelerindeki aile dostu maliye politikalarını karşılaştırmalı biçimde analiz ederek Türkiye için uygulanabilir politika alanlarını belirlemektedir. Son olarak, politika önerileri ve genel sonuçlar sunularak Türkiye’nin maliye politikaları aracılığıyla “refah kalesi” niteliğinde bir toplumsal dayanıklılık yapısı inşa edebilmesi için gerekli stratejik yönelimler tartışılmaktadır.