Fakihlere Göre Mütevâtir Sünnetin Kısımları
Din ve İnsan Dergisi, cilt.4, sa.8, ss.285-304, 2024 (Hakemli Dergi)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 4 Sayı: 8
- Basım Tarihi: 2024
- Doi Numarası: 10.69515/dinveinsan.1473710
- Dergi Adı: Din ve İnsan Dergisi
- Sayfa Sayıları: ss.285-304
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Dini hükümlerin tespitinde Hz. Peygamber’den (s.a.s.) rivayet edilen sünnet verileri önemli bir yere sahiptir.
Ancak, genel olarak sünnetin gerek sübûtunda gerekse delaletinde zannı̂liğin söz konusu olması ekoller arasında sünnet
verileri üzerinde derin ihtilaları da beraberinde getirmiştir. Bu da zaman içerisinde sünnet verilerinin sübût ve delalet
açısından kategorize edilmesini zorunlu kılmıştır. Sübût açısından sünnet, âlimlerin çoğunluğuna göre mütevâtir ve
haber-i vâhid diye iki kısımda değerlendirilmiştir. Hanefı̂ler buna üçüncü bir kategori olarak “meşhûr sünneti” de ilave
etmişlerdir. Bu üç kategoriden mütevâtir sünnetin, Hz. Peygamber’den sübûtu kesindir, yani bu kapsamda olan sünnetin
Hz. Peygamber’e ittisalinde herhangi bir şüphe bulunmamaktadır. Prensipte tüm âlimler bu görüş üzerinde ittifak
etmişlerdir. Bununla birlikte mütevâtir sünnet de bakış açısına göre birtakım kategorik ayrımlara tabi tutulmuştur.
Bunlardan en yaygın olanı, lafzı̂ mütevâtir ve manevı̂ mütevâtir şeklinde yapılan ikili tasniftir. Ancak fıkhın tarihi
sürecinde mütevâtirin lafzı̂ ve manevı̂ ayrımında belli bir evrilmenin yaşandığı, bu evrilmeden dolayı lafzı̂ ve manevı̂
mütevâtire yaklaşımların da farklılık arz ettiği görülmektedir. Bu nedenle çalışmada mütevâtir kavramının maruz kaldığı
söz konusu evrilme ve buna bağlı olarak ortaya çıkan farklı yaklaşımlar üzerinde durulmuştur.