Miras Hukukunda külli halefiyet ilkesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, ÖZEL HUKUK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: YASEMİN MARAŞLI DİNÇ

Danışman: ABDULKERİM YILDIRIM

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Külli halefiyet, çeşitli hukuki sebeplere bağlı olarak bir kimsenin, bir başkasının haklarına, alacaklarına ve borçlarına sahip olmasıdır. Külli halefiyet ilkesi, medeni hukuk, ticaret hukuku, miras hukuku gibi özel hukukun birçok alanında geçerlidir.Miras hukukunda külli halefiyet ilkesi; mirasbırakana ait intikale elverişli olan malların, alacakların ve borçların kanun gereği bir bütün olarak külli haleflere intikalini ifade etmektedir. Bu ilke gereğince terekenin mirasçılara intikali için kabul beyanı aranmamakta, intikal kanun gereği kendiliğinden gerçekleşmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun miras hukukuna ilişkin hükümlerinde külli halefiyet ilkesi terim olarak doğrudan kullanılmamıştır. Ancak Kanun, bu ilkeyi karşılayacak düzenlemelere yer vermiştir. Külli halefiyet ilkesi, mirasın intikalinde kural olarak uygulanan genel bir ilkedir. Fakat kanun koyucu, külli halefiyet ilkesinin uygulanması sebebiyle meydana gelebilecek olumsuzluları göz önünde bulundurarak bazı istisnai hallerde bu ilkenin uygulanmayacağına hükmetmiştir. Mirasbırakanın külli halefleri, yasal ve atanmış mirasçılarının tamamıdır. Herkesin en az bir külli halefi vardır. Külli haleflerin birden fazla olması durumunda mirasbırakanın ölümü ile birlikte kendiliğinden bir ortaklık meydana gelir. Miras ortaklığı adı verilen bu ortaklıkta ortaklar, külli halefiyet ilkesi gereğince terekeyi bütün hak ve borçlarıyla birlikte kazanırlar. Anahtar Kelimeler: Halefiyet, Külli Halefiyet, Külli İntikal, Miras Ortaklığı, Elbirliği ile Hak Sahipliği