Ortoreksiya nervoza, kişilik özellikleri, algılanan ebeveyn tutumu ve duygusal başa çıkma arasındaki ilişkinin incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, PSİKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATMA ATAKAN
Danışman: Ece Bekaroğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırmada ortoreksiya nervoza, duygusal başa çıkma, algılanan ebeveyn tutumu ve kişilik özellikleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi Türkiye'de yaşayan 18-60 yaş arasındaki 441 bireyden oluşmuştur. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Ortoreksiya Nervoza Ölçeği – 11 (Orto-11), Duygusal Başa Çıkma Ölçeği (Süreklilik Formu), Kısaltılmış Algılanan Ebeveyn Tutumu Ölçeği ve Temel Kişilik Özellikleri Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde IBM Statistic SPSS-25 programı kullanılmıştır ve bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi, hiyerarşik regresyon analizi ve lojistik regresyon analizinden faydalanılmıştır. Daha ileri yaşta, daha düşük eğitim düzeyinde, evli ve diyet yapan bireylerde daha yüksek düzeyde ortoreksiya nervoza eğilimi olduğu görülmüştür. Bireylerin duygusal işlemleme düzeyi azaldıkça ortoreksiya nervoza eğilimi düzeylerinin arttığı ayrıca algılanan aşırı koruyucu ve reddedici ebeveyn tutumu olmasının ON (ortoreksiya nervoza) eğilimi ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Yapılan lojistik regresyon analizi ile bireylerde temel kişilik özelliklerinden sorumluluk ve duygusal tutarsızlık olmasının ON eğilimi varlığını yordadığı görülmüştür. Elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmıştır. Bu çalışmanın ortoreksiya nervoza eğilimi için risk taşıyan durum ve bireyleri tahmin etmeye yönelik bir şekilde tasarlanmış olmasının özgün bir değeri olduğu düşünülmüştür. ON da yaşanan sağlıklı beslenmeye dair saplantılı düşünceler, davranışsal meşguliyet ve belirlenen uygulamalara uyulmadığında oluşan yoğun sıkıntı gibi belirtileri azaltmak amacıyla duygu düzenleme ve başa çıkma stratejileriyle ilgili psikoeğitimlerin faydalı olabileceği düşünülmüştür. Aynı zamanda duygusal başa çıkma müdahalelerinin psikoterapi sürecinde önemli olduğu anlaşılmıştır. Bu anlamda ortoreksiya nervoza eğilimi taşıyan bireylerdeki kişilik özellikleri ve başa çıkma stratejilerinin anlaşılmasının tedavi sürecine katkı sağlayacağı düşünülmüştür.