Jön Türklerden İttihatçılara bir kimlik tahlili çalışması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HAKAN BURAK UZ
Danışman: Ümmügülsüm Polat
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Askeri ve siyasi rekabet içerisinde olduğu Batılı Devletlerin, Aydınlanma Döneminden kaynaklı bilimsel ilerlemenin de katkısıyla Osmanlı Devleti'ne karşı başlangıçta yakaladıkları askeri üstünlük, zamanla mali, siyasi ve ticari hayata da müessir hale gelmiştir. Bu sürecin devlet ve toplum yapısı üzerindeki menfi tesirlerini bertaraf etme amaçlı çıkış arayışları Osmanlı-Türk modernleşmesi olarak bilinen süreci beraberinde getirir. III. Selim ve II. Mahmut dönemlerinde hızlanan idarede ıslahat arayışları, on dokuzuncu yüzyıl boyunca gittikçe farklı alanları ihtiva edecek şekilde genişleyerek devam etmiştir. Bu süreçte, Tanzimat idaresiyle birlikte gittikçe hissedilmeye başlanan bürokratik mutlakıyete karşı bir idari reform arayışı başlamıştır. Bu anlamda, modernleşme arayışı sürecinde dini kaynaklı olmayan ilk teşkilatlı sivil hürriyetçi muhalefet hareketini başlatan Yeni Osmanlılar, kendilerinden sonra bu arayışı sürdürecek Jön Türkler ve İttihatçıların bu alandaki öncüleri olmuşlardır. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren idari ıslahat arayışına konu olan ve Osmanlı münevverleri ve bürokratların hızlandırdığı bu süreç, Jön Türklerle birlikte daha elitist bir hareket olarak devam etmiştir. Bu sürecin üçüncü kuşak aktörleri olarak tanımladığımız İttihatçılar ise, Fransız İhtilali ile birlikte yükselen ayrılıkçı etnik milliyetçilik dalgasının, özellikle Makedonya bölgesinde hissedilir hale getirdiği beka endişesini artırmasına da bağlı olarak yirminci yüzyılın başları itibarıyla Selanik'te kurulan Osmanlı Hürriyet Cemiyeti'nin bünyesinde hürriyetçi, anayasal reform arayışlarının temsilcileri olmuşlardır. Gerek ortaya çıktıkları coğrafi bölgenin sosyal ve ekonomik yapısı gerekse müntesiplerinin şahsi karakterleri üzerinden değerlendirdiğimizde İttihatçıların, selefleri Yeni Osmanlılar ve Jön Türklerden ayrıldığı görülür. Fikir ve eylem tabanında da kendisini gösteren bu farklılaşmaya bağlı olarak, dönemin ruhunun sosyal, siyasi ve ideolojik kimliklerinin şekillenmesinde de etkili olduğu anlaşılan bu "İttihatçı" kimliğinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden süreçte yalnızca Millî Mücadele döneminde askeri olarak değil, ilerleyen dönemlerde siyasi ve ideolojik olarak da etkili olduğunu söylemek mümkündür.