George Orwell'in 1984 adlı romanındaki metafor çevirilerinin betimleyici karşılaştırması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, MÜTERCİM TERCÜMANLIK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZAFER SARI

Danışman: Ayşe Selmin Söylemez

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çalışmanın amacı, George Orwell tarafından kaleme alınan 1984 adlı romandaki ontolojik metaforların üç farklı Türkçe çevirisini Toury ile Lefevere'in Çeviri Kuramları çerçevesinde karşılaştırmalı ve betimleyici bir şekilde analiz etmektir. Bu kapsamda çalışma, Orwell'in romanında kullandığı ontolojik metaforların üç farklı Türkçe çevirisindeki dönemsel çeviri farklılıklarının neler olduğunu araştırmayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda üç bölümden oluşan romanın her bölümünün başından ve sonundan yirmişer tane olmak üzere sistematik bir şekilde toplamda yüz yirmi adet içerisinde ontolojik metafor bulunan metin birimi seçilmiştir. Türkçe çevirileriyle birlikte de Toury'nin Erek Odaklı Çeviri Kuramı ile Lefevere'in Yeniden Yazım Kuramı ışığında incelenmiştir. Çalışmada kaynak metin olarak romanın 2008 yılında Penguen Kitapları yayınevi tarafından yayımlanan nüshasından; erek metinler olarak da romanın Türkçedeki ilk çevirisi olan 1958 – V. Turhan ve S. Tonguç çevirisi, 1984 – Nuran Akgören çevirisi ve 75. baskısı yayımlanan ve Türk okuyucularının en çok ilgi gösterdiği 2010 – Celâl Üster çevirisinden yararlanılmıştır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın odak noktası, bilimsel bir çeviri analizi bir başka deyişle çeviri eleştirisi çalışmasının kuramsal bir çerçeveye dayandırılması ve doğru-yanlış boyutunda kesinlikle bir "hata avcılığı" olmaması gerektiğidir. Çalışmanın sonucunda ulaşılan bulgular doğrultusunda erek metin çevirmenlerinin birbirinden farklı çeviri yaklaşımları benimsedikleri görülmektedir. Birinci erek metin çevirmenleri Turhan ve Tonguç'un ontolojik metaforların çevirisinde genel manada kaynak metnin yapısını koruyarak kaynak kültürün normlarına fazlasıyla bağlı kaldıkları anlaşılmaktadır. Böylelikle kaynak metnin normlar dizgesine yakın "yeterli" bir çeviri meydana getirmişlerdir. Bu bağlamda da erek dil ve kültürün uygulamaları ve normlarıyla bazı uyumsuzlukların yaşanabilmesi oldukça mümkündür. İkinci erek metin çevirmeni Akgören de Turhan ve Tonguç'a benzer şekilde kaynak metnin normlarına büyük ölçüde sadık kalarak "yeterli" nitelikte bir çeviri ortaya koymuştur. Fakat onlardan farklı olarak Akgören, daha sade ve anlaşılır bir dil kullanmış; erek metinde çıkarmalara pek fazla yer vermemiştir. Üçüncü ve son erek metin çevirmeni Üster ise ontolojik metaforları Türkçenin ve Türk kültürünün normlarına bir hayli uygun olarak çevirmiştir. Bu açıdan erek dil ve kültürün normlar dizgesinde "kabul edilebilir" bir çeviri kayda geçirdiği savunulabilir. Fakat bu tür çevirilerde de kaynak metinden birtakım sapmalarla karşılaşılması da gayet muhtemeldir. Üster'in bu çeviri yaklaşımını benimseyerek özgün metnin kendi okuyucusunda yarattığı etkinin bir benzerini Türk okuyucusunda da yaratmayı ve metni daha akıcı bir hâle getirmeyi amaçladığı öne sürülebilir. Ayrıca patronaj, ideoloji, yazın tekniği, vb. herhangi bir sebepten ötürü kaynak metinle tüm erek metinler arasında eşdeğerlik açısından ciddi herhangi bir farklılık gözlenmediğinden bu üç erek metnin birer "yeniden yazım" olduğu söylenememektedir. Sonuç itibariyle çevirinin dinamik bir süreç olduğu ve dolayısıyla zaman içerisinde yapılan çevirilerin erek dil ve kültürün normlarına yaklaştığı ve kaynak metinlerin daha iyi bir şekilde anlaşılarak çevrildiği sonucuna varılmaktadır.