Adi ortaklıklarda haklı sebeplerle fesih ve ortaklıktan çıkarma


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, ÖZEL HUKUK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SARP ŞAHANKAYA

Danışman: OĞUZ SADIK AYDOS

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Adi ortaklıklar organizasyon, yönetim, karar ve denetim mekanizmaları sayesinde bir birliktelik teşkil etmektedir. Birlik özelliği, adi ortaklığı salt sözleşme-borç ilişkisinden çıkararak çifte yapı getirmektedir. Adi ortaklıklar söz konusu olduğunda bu yapının her zaman göz önünde bulundurulması gerekir. Haklı sebep kavramını kesin ve net bir şekilde tanımlamak doğru değildir. Bu kavram genellikle vasıfları ön planda tutularak kavranmaktadır. Önemli vasıflarından birisi ise sürekli borç ilişkilerini sona erdirme imkânı getirmesidir. Çalışmamızda bu vasıf göz önüne alınarak "genel olağanüstü fesih sebebi" nitelemesi üzerinde durulacaktır. Fesih hakkı kural olarak tek taraflı irade beyanı ile kullanılmaktadır. Bu hakkın mahkeme kararı ile kullanılması istisna teşkil etmektedir. Fesih hakkının kullanılmasına ilişkin genel ilkelerin mahkeme kararı ile fesih söz konusu olduğunda daha farklı değerlendirilmesi gerekmektedir. Adi ortaklığın haklı sebeple feshi, mahkeme kararı ile yapılmaktadır. Mehaz İsviçre Borçlar Kanunu'nda adi ortaklıktan çıkma ve çıkarılmaya ilişkin hüküm ihdas edilmiş değildir. Türk Borçlar Kanunu (2012) ile hukukumuzda yasal dayanağa kavuşan ortaklıktan çıkarma kurumu (md.633) Alman Medeni Kanunu'nun 737.maddesinden alınmıştır. Ancak Alman Medeni Kanunu'nda çıkarma "haklı sebeplere" bağlı olarak yapılabilirken; bizim kanunumuzda çıkma ve sona erme sebepleri ile benzer olacak şekilde başka özel sebepler zikredilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda haklı sebeple çıkarma yapılıp yapılamayacağı, yapılabilecek ise ne şekilde yapılabileceği tartışmalı olmaktadır. Adi ortaklığın feshinin en temel sonucu ortaklığın amacının tasfiye olarak değişmesidir. Ortaklıktan çıkarmanın sonucunda ise ana borç olarak ayrılma tazminatı doğmaktadır. Ayrılma tazminatının hesabında tasfiye değeri değil faal işletme değerinin esas alınması doğru olacaktır.