Sinemada iktidar ilişkileri, Factotum ve Paterson filmlerinin eleştirel söylem çözümlemesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, RADYO TELEVİZYON VE SİNEMA ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEDAT ÇAĞLAR

Danışman: ZAKİR AVŞAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Michel Foucault'da etik, bireyin kendisiyle olan ilişkisi sonucunda kendisini davranışlarının ahlaksal öznesi olarak kurması biçiminde ele alınır. Etik, bireyin kendi öznesini kurmasını, özneleşmeyi sağlar. Bireyin kendisi dışında içinde özneleştirildiği diğer ilişki, iktidarla kurulan ilişkidir. İktidar kendi varlığını güçlendirmek, toplumsal uyumu ve düzeni korumak, ekonomik üretimin devamlılığını sağlamak için bireyselleştirmeler olarak adlandırılan iktidar teknolojileriyle bireyi özneleştirir. Öznenin tek bir toplumsal beden haline dönüştürülmesiyle kontrol edilebilmesi mümkün bireyler yaratılır. Özne, hem kendi etiği hem de ahlak yasasının dayattığı özneleşme biçimleriyle birlikte var olur. Kendi bireysel iktidarı ve toplumsal iktidar süzgecinden birlikte geçen birey, özneleşme sürecini bu iki denetim mekanizmasıyla girdiği ilişkiler sonucunda tamamlar. Çalışmada, kendi edebi söylemleri yoluyla bilinçli bir var olma çabası içinde olan karakterlerin hikâyesini anlatan Factotum ve Paterson adlı filmler ele alınmıştır. Chinaski ve Paterson adlı kahramanların sanatsal söylemlerini oluşturmak için kendileriyle nasıl bir ilişki kurdukları, kendilerini nasıl davranışlarının etik birer özneleri haline getirdikleri incelenmiştir. Filmlerde kendilik ilişkisi, başkalarıyla olan ilişkilerle birlikte ele alınmış, kahramanların yakın ilişki içinde oldukları insanlar ve çalışma hayatları mikro iktidar ilişkileri çerçevesinde araştırılmıştır. Karakterlerin benzer var olma çabaları; birinde toplumun ahlak yasalarının reddedilmesi ve tamamen kendi ahlaksal davranışları ile var olmaya çalışan Chinaski, diğerinde kendi etiğinin ahlak yasalarına uyumlu bir şekilde geliştiği Paterson ile iki farklı kendilik ilişkisi içinde gerçekleşmektedir. Davranışlarının etik tözünü kısa öyküler ve şiirler yazmak olarak ortaya koyan Chinaski'nin ve Paterson'ın kendilik ilişkilerinin bu yönünün diğerleriyle ilişkiler bağlamında özgürlük sorgulaması yapılmış ve böylece filmlerde karakterlerin nasıl birer özne olarak kurulduklarının eleştirel söylem çözümlenmesi yapılmıştır.