A STUDY ON THE TRANSLATION OF EXPLICIT INTERTEXTUAL ELEMENTS IN THREE POSTMODERN HISTORICAL NOVELS


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, MÜTERCİM TERCÜMANLIK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: TUBA KÜMBÜL

Danışman: AYŞE SELMİN SÖYLEMEZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada, üç postmodern tarihi romanda metinlerarasılık kavramı kapsamlı olarak analiz edilmiştir. John Fowles'in The French Lieutenant's Woman, Edgar Lawrence Doctorow'un Ragtime ve Michael Ondaatje'nin The English Patient adlı romanlarında özellikle açıkça görülür nitelikte metinlerarası unsurların Türkçe çevirilerine sırasıyla Fransız Teğmenin Kadını (Aslı Biçen) ve Askerin Kadını (Nihal Yeğinobalı); Caz Dönemi (Tomris Uyar) ve Çirkef (Azize Bergin); İngiliz Casus ve İngiliz Hasta (Ahu Antmen) nasıl yansıdığı üzerinde durulmuştur. Bu çalışmanın teorik çerçevesini Roland Barthes'ın metinlerarasılık kavramıyla ilgili görüşleri oluşturacaktır. Daha sonra, bu romanlarda görülen çeşitli metinlerarası unsurlar Robert S. Miola'nın metinlerarasılık konusunda yapmış olduğu sınıflandırmaya dayanarak analiz edilecektir. Daha sonra, Lawrence Venuti ve Galina Denissova'nın metinlerarasılık hakkındaki görüşlerinin ışığında, ilgili çalışmalardan belirli metinlerarasılık örnekleri seçilecek ve bunlar yorumlanarak analiz edilecektir. İncelenecek eserlerin tarihsel, edebi, dinsel ve mitolojik çok sayıda göndermeler içerdiği gerçeği göz önüne alındığında, romanlardan alınan gönderme örnekleri ve çevirileri Ritva Leppihalme'nin çeviri stratejileri ışığında tartışılacaktır. 'Yazarın Ölümü' adlı çığır açan makalesinde, Roland Barthes postmodern tarih romanında yazarın metinde bir otorite veya bilgi kaynağı olma özelliğini kaybederek metin üzerinde çok az kontrolü olan, etkisi önemli ölçüde azalmış bir figür haline geldiği fikrini ortaya koyar. Bu görüşe dayanarak, tartışılan romanlardaki metinlerarası unsurların çevirisinde Venuti'nin 'yabancılaştırma' stratejisinin kullanılmasının daha uygun bir yöntem olduğu düşüncesi vurgulanacaktır. Bu çerçevede, Venuti'nin çevirmenin daha 'görünür hale gelmesi' gerektiği fikri ile okuyucunun metnin yanı sıra metinlerarası referansları yorumlamada aktif bir rol almasının daha doğru olacağı şeklindeki postmodern düşünce arasında bir bağlantı kurulacaktır. Aslında, Venuti'nin "model okur" kavramı, okuyucunun metinler arasındaki metinlerarası ilişkileri "sorgulayıcı" bir bakış açısıyla yorumlamasına olanak sağlayan "eleştirel düşünce" nin önemini vurgular. Bu bağlamda, uygulanacak optimum strateji, Venuti'nin orijinal metnin dilbilimsel, biçimsel ve kültürel özelliklerini olabildiğince koruyarak metinlerarası öğeleri olduğu gibi yansıtma stratejisini benimsemek olacaktır. Venuti, metinlerarası unsurların çevirilerinde ekleme ve açıklama gibi yanmetin araçlarını kullanmanın, metinlerarası öğelerin kültürel çağrışımlarını hedef okura aktarmada yararlı olabileceğine işaret eder. Ancak Venuti, bu stratejinin kullanılması halinde hedef metnin çeviriden ziyade "yoruma" dönüşeceğine inanır. Venuti'nin konuyla ilgili ortaya koyduğu görüşler ışığında, metinlerarası unsurların hedef dilde karşılıkları bulunarak çevrilmesi durumunda, hedef okur metinlerarası referansların anlamlarını ve çağrışımlarını kendi başına bulma şansından mahrum bırakılmış olacaktır. Bu tür bir strateji izlendiğinde, orijinal çalışmanın metinlerarası özelliklerinin yaratacağı etkinin hedef metinde yaratılması mümkün olmayacaktır.