Osmanlı Devleti'nde Deliler Ocağı
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, YENİÇAĞ TARİHİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SAADET DAĞ
Danışman: MUSTAFA ALKAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Deliler Ocağı'nın Osmanlı Devleti'nde XV. yüzyılın sonlarına doğru, Rumeli'de müteşekkil edildiği düşünülmektedir. Deliler Ocağı, giydikleri kıyafetler, kullandıkları silahlar ve askerî manevraları itibarıyla görenler için "korkunç" denilebilecek görünümlü, gözünü budaktan esirgemeyen savaşçı askerlerden oluşuyordu. Bugünden bakıldığında, manevracı savaşçılar için popüler bir askerî ocaktı da denilebilir. XVII. yüzyıla kadar genellikle valilerin kapılarında görev yapan deliler, maiyetinde oldukları valilerin vefatı ya da azledilmeleri durumunda işsiz kalıyor ve eşkıyalıkla geçinmeye çalışıyorlardı. Ateşli silahların popüler olmasıyla birlikte bu klasik dönem Osmanlı delileri gözden düşmeye başladılar. Çünkü bunlar silahla değil kılıçla, baltayla, gürz ve topuz gibi savaş aletleriyle cenk ederlerdi. Bunlardan sonra yeni tip silahları kullanabilen başka bir birlik daha oluşturuldu. Bu yeni birliğe de klasik dönem delilere benzetilmek amacıyla "deli" denilmiştir. Ancak bunların kıyafetleri, silahları ve fonksiyonları, klasik dönem delilerden oldukça farklıdır. Ayrıca bunlar klasik dönem deliler gibi ücretli değil, kaynaklara göre ulufeli yani maaşlı askerlerdi. Bunlar da maaşları kesildiği zaman geçinebilmek için eşkıyalık yaparlardı. Bu nedenle kaynakların çoğuna göre bu iki farklı teşkilat karıştırılmış ve tek bir ocak gibi anlatılmıştır. Oysa Osmanlı arşiv belgelerinde klasik delilerden değil, ikinci dönem delilerden bahsedilmiştir. Söz konusu nedenlerden dolayı bu çalışmada, Osmanlı arşiv belgeleri kadar Osmanlı minyatürleri ve Avrupa gravürlerinden de büyük ölçüde yararlanılmıştır. Dolayısıyla denilebilir ki bu çalışma, delilerle ilgili eksik kalan noktaları tespit ederek, bu eksiklikleri yukarıda bahsedilen kaynakların ışığında tamamlamaya çalışırken, tarih disiplinine de önemli bir katkı sağlamıştır.