Türkiye'nin Suriyeli sığınmacıları kabulünün ülke imajına etkisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ANIL SUNA
Danışman: YÜKSEL AKKAYA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kamu diplomasisi ülkelerin uluslararası halkla ilişkiler çalışmalarını ifade eder. Ancak bu faaliyetler sadece iletişim olarak algılanmamalı, eylemlerin de bir faktör olduğu hatırlanmalıdır. Bu yolla ülkeler etkin bir iletişim yürütebilir, politik meşruiyet kazanabilir. Kamu diplomasisi faaliyetleri özel teşebbüsün halkla ilişkiler becerileri ile bir araya geldiğinde ülkelerin cazibelerini ortaya çıkarır. Bu cazibe yumuşak güç olarak adlandırılır. Yumuşak güç ekonomik teşvik, ekonomik savaş veya silahlı savaş gibi yüksek bedellere sahip değildir. Bu güç ile ülkeler sadece doğru şeyi yaparak istediği şeyleri diğer ülkelere de istetebilir. Ülke imajı ise ulusal kimlik ve kamu diplomasisi gibi faktörlerle gelişen insanların ülkeler hakkında oluşturduğu izlenimlerdir. Yumuşak gücün politik alandaki cazibe ise ülke imajı hem politik cazibe hem de satın alma kararına kadar etki eden kapsamlı ancak aynı zamanda bir o kadar da muğlâk bir anlamı ifade eder. Türkiye, geçici sığınmacı olarak Suriyeli insanları kabul ederek bir politik duruş ve hareket sergilemiştir. İlk bakışta insancıl bir tavır olarak Türkiye'nin politik cazibesini artırdığı ve imajını güçlendirdiği düşünülmektedir. Ancak bu sürecin başlangıcıdır ve devamında hükümetin ve yurttaşların tutumu daha büyük etki göstermektedir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve halkının Suriyeli sığınmacıları kabul sürecindeki davranışlarının ülke imajına ve yumuşak gücüne katkı sağlayıp sağlamadığını anlamak için izlenimlerin incelenmesi gerekmektedir. İmajın, uluslararası yayın yapan medya kanallarının haberleri incelenerek ölçülebilir olduğu görülmüştür. Bu haberlerin nitel analizi kapsamlı sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Bunlardan bazıları konu ile ikinci dereceden ilgilidir. Uluslararası medyanın tarafsızlığı, menşe ülkenin politikalarına bağlılığı, din, ırk ve kültürün bu haberlerin oluşturulmasında ve seçiminde yarattığı farklar bu sonuçlara örnektir.