Harput yöresi keman icra üslubunun tespiti ve değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, TÜRK MÜZİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERTUĞRUL COŞKUN
Danışman: VASFİ HATİPOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Keman, Türk müziğinde 18. yüzyıl itibariyle icra edilmeye başlanmış, giderek önemli bir çalgı olma niteliği kazanarak ülkemiz coğrafyası genelinde yöre özelliği taşıyan çeşitli bölgelerde temel çalgı olarak yerini almıştır. Araştırmada; Harput yöresi keman icra üslûbunu temsil yeteneğine sahip kemanilerin irticali ve usûllü icralarını; süsleme teknikleri, yay teknikleri, ifade unsurları ve kullanmış oldukları akortlar bakımından tahlil ederek, uzman görüşleri doğrultusunda Harput yöresi keman icra üslûbunun ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırmanın evren ve örneklem kümelerinin belirlenmesinde yöre kemanilerinin ses ve görüntü kayıtları değerlendirilerek, tavır özelliklerinden hareketle icra üslubunu temsil edebilecek kemaniler tespit edilmiştir. Bu doğrultuda; araştırmanın evrenini tavır özelliklerinden hareketle Harput yöresi keman icra üslubunu temsil edebilen keman icracıları oluşturmaktadır. Örneklem ise yöre icra üslubunu ortaya koyabilecek kişiler arasından olasılıklı örnekleme yönteminin tesadüfî örnekleme türü ile belirlenmiştir. Buna göre; yöre üslubunu icra edebilen hanende ve sazendeler ile yöreye özgü çalışmalar yapmış akademisyenler araştırmada uzman olarak yer almıştır. Kemanilerden Vasfi Akyol'un Harput Paşagöçtü peşrevi, Kara Erük Çağala, Şirvan Hoyrat eser icraları, Mustafa Döner, Kenan Çimtay ve Ertuğrul Erhan'ın irticali Elezber, Şirvan Hoyrat, Al Almayı Daldan Al eser icraları, Duran Gezer'in ise taksim ve Geline Bak isimli eser icraları notaya aktarılmıştır. Notalar üzerinde kategorisel içerik analizi yapılmıştır. Bununla birlikte yöre üslubunu icra edebilen; hanende, sazende, yöreye özgü çalışmalar yapmış akademisyen, arşivci ve kaynak kişiler ile görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sürecinde yarı yapılandırılmış görüşme türü kullanılmıştır. Sonuç olarak; usûllü eserlerde kemanilerin darplar ile koordineli bir biçimde kısa yay hareketleri ile icra gerçekleştirdikleri, süsleme tekniklerini ise eserin belirli cümle ve motiflerinde "Beylik" hale getirerek kullandıkları, ifade unsurları bakımından ise müzikal dinamizmi artırmak için karşıtlık unsuru oluşturarak icra gerçekleştirdikleri ve bu icra biçimi ile yöresel üslûbu sergiledikleri tespit edilmiştir. Bu doğrultuda; ülkemizde yöre unsuru taşıyan bölgelerdeki icraların bilimsel çalışmalarla kayıt altına alınması, buralardaki icracı tavırlarının ve yöre üslûbuna yönelik unsurların ele alındığı bilimsel çalışmalar ile yöre müziğinde kullanılan diğer çalgıların icra özellikleri hakkında da değerlendirmeler yapılacak çalışmalar yapılması önerilmektedir.