Dijital çağda dezenformasyonun yasal denetimi ve dünya örneklerinin analizi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: REYHAN UYGUN
Danışman: Oğuz Göksu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Tarafsız yayın ve güvenilir, doğru bilgiye ulaşma sorununun her geçen gün daha da çıkmaza sürüklendiği bir habercilik anlayışı içinde dezenformasyon sorunu artmaktadır. Medyada ve sosyal ağlarda kitlelere servis edilen haberlerin kime, neye göre ve nasıl üretilerek aktarıldığını sorgulamak ve anlamak oldukça önemli bir sorun haline gelmektedir. Tek yönlü ve "merkezi" enformasyon akışı sayesinde emperyalist güçlerin çıkarlarına uygun oluşturdukları eylem planlarına kamuoyu desteği sağlanmaktadır. Bu planlar, "insani müdahale" görünümü altında egemen ülkelerin içişlerine müdahaleden, emperyalist tahakküm çemberinin dışında kalmaya çaba sarf eden ülkelerdeki yönetimlerin değiştirilmesine, hatta söz konusu ülkelerin parçalanmasına yol açacak müdahalelerin hayata geçirilmesine dek uzanan geniş bir yelpaze oluşturmaktadır. Bu planların iletişim alanına izdüşümü, kamuoyunun arzulanan hedeflere yönelik olarak medya aracılığıyla manipüle edilmesidir. Dolayısıyla bir manipülasyon aracı olarak küreselleşme bağlamında dezenformasyon kavramına odaklanılması gerekliliği doğmaktadır. Volkoff'a göre dezenformasyon, zekamıza yönelik değildir; bazen duyarlılığımızı gerektirir, her şeyden önce içgüdüsel ya da sonradan edinilmiş reflekslerimizi yani önyargılarımızı uyararak ilerler. Alt benliğimize saldırır ve aleyhimize döner. Özgürlüğümüzün mutlak düşmanıdır. Medya aracılığı ile sistematik bir şekilde dezenformasyona maruz kalan kitle için özgürlükten söz etmek zordur. Sosyal medyanın bu sınırsızlığı ve dezenformasyon yoğunluğu karşısında devletler; özel hayatın gizliliğini koruma altına almak, dolandırıcılık veya buradan yayılabilecek asparagas haberlerin önüne geçmek ve itibarlarının sarsılmasını engellemek için kanunlar yoluyla birtakım düzenlemeler getirmektedir. Ancak bu düzenlemeler kitleler üzerinde ifade özgürlüklerini kısıtlayabileceği korkusu oluşturmakla birlikte eleştirilere maruz kalmaktadır. Türkiye'de Dezenformasyonun engellenmesi amacıyla 18 Ekim 2022'de 7418 Sayılı Basın Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yürürlüğe girmiştir. Kanun, Türkiye'deki medya ve internet sektöründe bir dizi düzenleme getirmiştir. Bu düzenleme, dezenformasyonla mücadelede önemli bir adım olarak görülmekte ancak basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü gibi temel haklar açısından tartışmalara neden olmaktadır. Düzenlemenin etkili bir şekilde uygulanması ve temel hakları koruma dengelemesi önem arz etmektedir. Bu nedenle, 7418 sayılı kanunun dezenformasyonla mücadeledeki rolü ve etkileri üzerine daha detaylı bir inceleme yapılması gerekmektedir. Bu incelemede, 7418 sayılı kanunun kapsamı, uygulama süreçleri ve sonuçları ele alınacaktır. Öncelikle kanunun içeriği ve getirdiği düzenlemeler detaylı bir şekilde analiz edilecektir. Ardından, bu düzenlemelerin medya ve internet sektöründeki uygulamaları incelenecektir. Kanunun, basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki etkileri değerlendirilerek, uluslararası standartlarla karşılaştırılacaktır. Son olarak, düzenlemenin dezenformasyonla mücadeledeki etkinliği ve kamuoyundaki algısı üzerine derinlemesine görüşme yöntemi ile uzman görüşleri gibi nitel yöntemlerle veri toplanarak analiz edilecektir. Bu yöntemler aracılığıyla, 7418 sayılı kanunun dezenformasyonla mücadeledeki rolü ve etkileri kapsamlı bir şekilde ortaya konacaktır.