Türkiye'de sektörlerin doğalgaz kullanımının ekonomik büyümeye etkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İKTİSAT ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATİH CAN DEMİRTAŞ

Danışman: SİBEL BUKET İNCE ÇAŞKURLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Enerji ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmaların geçmişi 19. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Kapsamlı ve sistematik olarak yapılan araştırmalar ise 1970'li yıllarda başlamıştır. 20. yüzyılın ikinci yarısında yaşanan çevre felaketleri ile enerji kaynaklarının hızla tükenmekte olduğu gerçeği, enerjiyi ara malı olarak gören neoklasik büyüme anlayışı yerine, enerjiyi doğrudan bir üretim faktörü olarak gören ekolojik büyüme modelinin ön plana çıkmasına neden olmuştur. Yine aynı dönemde Soğuk Savaş'ın etkileri, bölgesel çatışmalar, ekonomik ve siyasi kriz gibi faktörler nedeniyle enerji kaynaklarında yaşanan darboğazlar, enerji güvenliği kavramını güçlendirmiştir. Çalışmanın odak noktasını oluşturan doğal gaz ise hem ekonomik büyümeye olan etkisi hem de küresel, bölgesel ve yerel çapta enerji güvenliğine olan etkileri açısından ele alınmıştır. Ayrıca doğal gaz piyasalarının oluşumu teorik açıdan ele alındıktan sonra 1987 yılından günümüze, Türkiye'nin doğal gaz piyasalarında meydana gelen değişim süreci açıklanmaya çalışılmıştır. Türkiye'nin doğal gaz görünümüne ilişkin temel veriler göz önünde bulundurularak, ülkemizde en çok doğal gaz tüketimi gerçekleştiren iki sektörün (sanayi sektörü, konut ve hizmetler sektörü) 1987-2019 yılları arası doğal gaz tüketim miktarları ile yine aynı tarihler arasında Türkiye'nin GSYİH gelişimi birlikte değerlendirilmiştir. Söz konusu veriler incelendiğinde, Türkiye'deki sektörlerin doğal gaz tüketimleri ile GSYİH gelişimi arasında özellikle kriz ve büyüme dönemlerinde benzer trend eğilimleri gözlenmiştir. Bununla beraber sanayi sektörü doğal gaz tüketiminin GSYİH'da yaşanan değişiklere, konut ve hizmetler sektörüne göre daha fazla tepki gösterdiği görülmektedir. Nedensellik açısından değerlendirildiğinde ise farklı kısa dönemler için büyüme, koruma, geri besleme ve nötrlük hipotezlerinin hepsinin geçerli olabileceği, fakat uzun dönemde tek bir geçerli hipotezden bahsedilemeyeceği gözlenmiştir.