Doğa bilimlerinin hukuk felsefesine etkisi: Modern ve postmodern paradigma ekseninde bir değerlendirme


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, KAMU HUKUKU ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DİLARA BUKET TATAR

Danışman: YAŞAR SALİHPAŞAOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Doğa bilimlerinde yaşanan gelişmelerle hukuka ilişkin görüşler arasında bir bağlantı bulunduğu düşüncesi, en azından hukukçular arasında alışık olunan bir düşünce değildir. Oysa belli bir dönemin evren, insan ve bilim anlayışı ile hukuk anlayışı arasında yakın bir bağlantı söz konusudur. Hukuk, insan düşüncesindeki büyük kırılmalardan ve dönüm noktalarından sanıldığından daha derinden etkilenmektedir. Bu yüzden bu çalışma, doğa bilimleri ile hukuk felsefesi arasındaki bağlantının mevcudiyeti ve mahiyetinin tespit edilmesi, doğa bilimlerinde yaşanan gelişmelerin hukuk felsefesine etkisinin açığa çıkarılmasını konu edinmiştir. Çalışmada, doğa bilimleri ve hukuk kavramları, modern ve postmodern paradigma çerçevesinde incelemiştir. Çalışmanın birinci bölümü, "Modern Paradigmada Bilim ve Hukuk: Monizm, Üstünlük, Pozitivizm, Belirlilik ve Otonomi" başlığını taşımaktadır. Bu bölümün ilk alt başlığında XIX. yüzyıla kadar Antik Yunan'dan miras kaldığı şekliyle "doğa felsefesi" olarak bilinegelen ve Bilim Devrimi'yle birlikte varlık kazanan "modern bilim" incelenmiştir. Modern bilimin temel nitelikleri/varsayımları olarak monizm, üstünlük, pozitivizm, doğrulanabilirlik, determinizm, otonomi ve doğaya galebe çalma amacı sayılmıştır. Bu bölümün diğer başlığında, XVII. yüzyıldan itibaren modern bilimin, iktisat, siyaset bilimi, sosyoloji gibi sosyal bilimleri etkilemesinden nasiplenen modern devlet ve hukuk incelenmiştir. Doğa bilimlerine benzer olarak modern hukukun, monizm ve üstünlük iddiasında olduğu, Hukuki Pozitivizm akımının etkili olmaya başlamasıyla birlikte belirliliği hedeflediği, otonom bir hukuk ve yargıç varsayımıyla hareket ettiği, soyut bir birey kavramına odaklanarak şekli hukuki eşitlik ve biçimsel adaletin sağlanmasını yeterli gördüğü ifade edilmiştir. Çalışmanın ikinci ve son bölümünün başlığı ise "Postmodern Paradigmada Bilim ve Hukuk: Pozivitizm, Üstünlük ve Otonominin Reddi, Pluralizm, Belirsizlik"dir. Bu bölümün ilk alt başlığında XX. yüzyılda başlayıp, XXI. yüzyılda tarih sahnesinde devleşen, Newton Çağı'nı kapatıp, Kuantum Çağı'nı başlatan postmodern bilim dönemi ele alınmıştır. Postmodern bilimin, modern bilimin monizm ve üstünlük iddiasını reddettiği, pozitivizm, doğrulanabilirlik ve determinizmi eleştirerek belirsizliğe göz kırptığı, ayrıca otonom bir bilim ve bilim insanı varsayımının reddiyle birlikte modern bilimin doğaya galebe çalma amacının meşru zeminini aşındırdığı ifade edilmiştir. Bölümün son alt başlığında ise, postmodern dönemde modern devletin monist karakterinin aşınmasıyla modern hukukun üstünlük iddiasının da sorgulandığı, Hukuki Pozitivizm akımı içinde dahi belirsizlik iddialarının gündeme geldiği, otonomiden mutualizme, şekli eşitlikten maddi eşitliğe, biçimsel adaletten somut adalete geçilmesi taleplerinin dile getirildiği ortaya konulmuştur. Tüm bu eleştirilerin, "postmodern hukuk"u tarih sahnesine çıkarttığı belirtilmiştir. Bu değerlendirmeler çerçevesinde, doğa bilimlerinde yaşanan gelişmelerin felsefi bir irdelemesi yapılmış ve modern/postmodern paradigmada doğa bilimlerinin temel nitelikleri/savları anlatılmıştır. Ardından modern/postmodern paradigmada hukukun da benzer temel nitelikleri/savdığı edindiği gösterilerek, sonuçta hukukun bile kendisinden oldukça farklı nitelikleri haiz olduğu düşünülen doğa bilimlerinden düşünüldüğünden daha fazla etkilendiği tespit edilmiştir.