Tutuklama tedbirine karşı başvuru hakkına anayasa mahkemesinin yaklaşımı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, KAMU HUKUKU ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUZAFFER KORKMAZ

Danışman: YAŞAR SALİHPAŞAOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Suç isnadı altındaki kişiler hakkında ceza muhakemesi süresince sıklıkla uygulanan tutuklama tedbiri, kişiyi hürriyetinden doğrudan yoksun bırakması nedeniyle oldukça ağır nitelikte bir tedbirdir. Bu sebeple, tutuklanan kişilerin tutuklama tedbirinin hukuki olup olmadığının tespit edilmesini ve tutuklama hukuka aykırı ise serbest bırakılmalarını yargısal bir merciden talep edebilmeleri diğer bir deyişle tutuklama tedbirine karşı başvuru hakkına sahip olmaları büyük önem taşımaktadır. Dört bölümden oluşan bu çalışmada; tutuklama tedbirine karşı başvuru hakkının içeriği ve bu hakka ilişkin Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru yoluyla oluşan içtihadının ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda; tutuklamaya karşı başvuru hakkının unsurları, diğer temel hak ve hürriyetlerle bağlantısı, hakkın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesiyle Türk Hukukundaki düzenleniş biçimi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesinin hakka ilişkin genel yaklaşımları irdelenmiştir. Çalışmanın bütününde birincil kaynaklar olarak Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları kullanılmış olup Türk Hukukundaki yasal düzenlemeler de dikkate alınarak iki mahkemenin içtihadı üzerinden genel ilkeler ve sonuçlar tespit edilmiştir. Buna göre; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin tutuklama tedbirinin ağırlığına istinaden ulusal mercilerin bahsi geçen hakkın güvencelerine ciddi düzeyde riayet etmelerini beklediği ve güçlü bir içtihat oluşturduğu, Anayasa Mahkemesinin de anlatım konusu hakka ilişkin şikâyetleri içeren bireysel başvurularda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına büyük ölçüde benzer bir yaklaşım geliştirdiği görülmektedir. Ancak Anayasa Mahkemesinin, mezkûr hak kapsamındaki şikâyetlerin incelenmesinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141 ve devamı maddelerinde düzenlenen tazminat yolunu daha güçlü bir şekilde gözeterek güncel içtihadını bu yönde geliştirmesinin isabetli olacağı değerlendirilmektedir.