15 Kasım 1965 tarihli La Haye Sözleşmesi kapsamında tebligatın yapılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, ÖZEL HUKUK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞORAY YILDIZ

Danışman: OĞUZ SADIK AYDOS

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Tebligat işlemi temel bir yargılama işlemi olup, yapılan yargılamanın adil ve hızlı yapılmasında etkilidir. Bireylerin haklarında açılan davalardan ya da kendilerinin açmış oldukları davalarda elde ettikleri sonuçtan haberdar olması sağlanmaktadır. Tebligat işlemi, hukukî anlamda kendisine birtakım sonuçlar yüklemektedir Ülkemizde tebligat hukuku, Tebligat kanunu ve ilgili Yönetmelikte, genelge ve tebliğler ile düzenlenmektedir. Konumuz gereği adlî evrakın tebliğini inceledik. Adlî evrakın tebliğinde ise, muhatabın yurt içinde olabileceği gibi, yurt dışında olması hali de söz konusudur. Muhatabın yurtiçinde olması hâlinde 7201 Sayılı Kanun'a göre tebliğin nasıl yapılacağı düzenlenmiştir. Muhatabın yurt dışında olması hâlinde ise; tebligat, devletlerin egemenlik hakkı olup, devletlerin yargı bağışıklıklarına girmektedir. Bu nedenle bir devletin ülkesinde, yabancı bir devlet tarafından tebligat yaptırtılması hâlinde, o devletin kanunları ya da uluslararası sözleşmelerle buna izin verdiğine ilişkin hüküm olması gerekir. Türkiye'de, 7201 Sayılı Kanunu'nda düzenleme olduğu gibi, iki veya çok taraflı sözleşmelerle de yurtdışına tebliğin nasıl yapılacağı düzenlenmiştir. Türkiye'de yapılacak ya da Türkiye'nin yabancı bir ülkede tebliğ yapılmasını istemesi hâlinde ise; öncelikle o ülke ile Türkiye arasında ikili ya da çok taraflı sözleşme olup olmadığına bakılacaktır. Herhangi bir anlaşma olmaması hâlinde ise, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'na göre tebligat yapılacaktır. Türkiye, uluslararası tebliğe ilişkin çok taraflı veya ikili anlaşmalara taraf olmuştur. Çok taraflı anlaşmalar ise, 1954 Tarihli Hukuk Usulüne Dair Sözleşme ve 1965 Tarihli Hukukî Ve Ticarî Konularda Adlî Veya Gayri adlî Belgelerin Tebliği'ne Dair Lahey Sözleşmesi'dir. Çalışmamızda da değindiğimiz üzere, 1965 Tarihli Lahey Sözleşmesi, Türkiye bakımından, 17/06/1972 Tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/1972 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. 1965 Tarihli Hukukî Ve Ticarî Konularda Adlî Veya Gayri adlî Belgelerin Tebliği'ne Dair Lahey Sözleşmesi, tebligat hususunda bir çok yenilikleri ve kolaylıkları da beraberinde getirerek, ülkemizin de taraf olmasıyla, hukukumuzda yerini almıştır. Lahey Sözleşmesi, uluslararası tebligat alanında, en fazla katılımcı sayısına ulaşmış çok taraflı Sözleşmedir. En önemli yeniliği ise, merkezî makamlar ve merkezî makamlar vasıtasıyla tebligatın yapılmasıdır. Sözleşmenin 2.maddesine göre, taraf devletlerin, tebliğ işlemlerine ilişkin kendi kanunlarına göre merkezî makam kuracağını, bu merkezî makamların kendi kanunlarına göre kuracağını düzenlenmiştir. Türkiye ise, merkezî makam olarak, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünü tayin etmiştir. 4 No'lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü olarak değiştirilmiştir. Ancak bu düzenleme henüz uygulanmamakla birlikte Lahey Sözleşmesi kapsamında bildirilen merkezî makamımız UHDİGM olup; çalışmamızda UHDİGM olarak belirtilmiştir. Sözleşme sadece merkezî makam ile tebliğ usulünü düzenlememiş bunun yanında, diplomatik yolla tebliğ usulünü ve doğrudan tebliğ usulünü de düzenlemiştir. Sözleşmenin 8.maddesinde, taraf devletler arasında yapılacak tebligatlar, devletlerin diplomatik temsilcileri ve konsolosları vasıtasıyla yapılabilecektir. Sözleşmenin bu maddesine çekince koyan devletler bakımından bu madde uygulanmayacaktır. Ancak bu maddeye çekince koyulsa dahi devletler, yabancı ülkede bulunan vatandaşlarına diplomatik yoldan tebliğ yapabileceklerdir. Sözleşmedeki bir diğer tebligat usulü de doğrudan tebliğ usulüdür. Sözleşmenin 10.maddesinde düzenlenen bu usule göre de taraf devletler, yabancı ülkedeki muhataba, doğrudan adi posta yoluyla tebliğ yapabilecektir. Bu maddeye çekince koyan devletler bakımından ise bu hüküm uygulanmayacaktır. Ancak maddeye çekince koymayan devlete doğrudan tebligat usulü ile tebliğ yapabilecektir. Sözleşmenin 11.maddesinde ise, taraf devletlerin aralarında farklı tebliğ usullerini belirleyebileceği düzenlenmiştir. Bu hükümle, devletlerin aralarında yapacakları ya da daha önceden yapmış oldukları ikili sözleşmeler bakımından, Sözleşme hükümlerinin, ikili sözleşmeleri hükümsüz kılmayacağı belirtilmiştir. Sözleşmenin 8.ve 10.maddesine birçok taraf devlet çekince koymuştur. Taraf devletler 11.madde kapsamında aralarında başkaca tebliğ usulleri de belirtmemeleri nedeniyle Sözleşme kapsamında en çok kullanılan tebliğ usulü ise merkezî makam vasıtasıyla tebliğdir. Sözleşme tebligat evrakının nasıl hazırlanacağını da düzenlemiştir. Tebliğ talepnamesinin ve tebliğ formunun nasıl doldurulacağı ve bu evraka ilişkin tüm taraf devletler bakımından ortak kullanılacak olan bir form oluşturularak, Sözleşmeye ek olarak eklenmiştir. Türkiye bakımından, Adalet Bakanlığınca çıkarılar 63/3 No.lu Genelgede, bu evrakın nasıl doldurulacağı detaylı olarak anlatılmıştır. Sözleşmenin 15.ve 16.maddelerinde, tebliğin yapılamaması ya da geç yapılması hâlinde mahkeme hükmünün ertelenebileceği, eğer hüküm verilmişse de karara ilişkin olarak işleyecek olarak hak düşürücü sürelerin işlemeyeceği düzenlenerek, tebligatın yapılamaması ya da geç yapılması nedeniyle oluşabilecek hak kayıpları önlenmeye çalışılmıştır. Sözleşmeye taraf olan devletler bakımından, uluslararası tebligata ilişkin ayrıca çok taraflı sözleşmeye taraf olunması hâlinde; 1965 Tarihli Sözleşme uygulanacaktır. Türkiye 1954 Tarihli Sözleşmeye ve 1965 Tarihli Lahey Sözleşmesine taraftır. Türkiye bakımından ise, her iki Sözleşmeye üye olan bir devlete yapılacak tebliğlerde, 1965 Tarihli Lahey Sözleşmesi uygulanacaktır. Sözleşmenin yanı sıra, taraf devletlerin aralarında ikili anlaşmalar olması hâlinde ise, kural olarak 1965 Tarihli Lahey Sözleşmesi uygulanmaktadır. Ancak, ikili anlaşma Lahey'e göre, tebligata ilişkin, tebligatın yapılmasını daha kolaylaştırıcı ve hızlı yapılmasını sağlayacak özel hükümler içeriyorsa, ikili sözleşme hükümleri uygulanacaktır. Türkiye'nin de taraf olduğu 1965 Tarihli Hukuki Ve Ticari Konularda Adli Veya Gayriadli Belgelerin Tebliği'ne Dair Lahey Sözleşmesi önemli yenilikler getirmiştir. Çalışmamızın konusunu da, Sözleşme'nin getirdiği yenilikler ve Sözleşme'nin Türkiye'de uygulanması hususu ve buna ilişkin örnek yüksek yargı kararlarıyla incelenmesi oluşturmaktadır.