Irak Parlamentosu'nun dış politikadaki rolü (1938-1958)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MAHDİ SALEH SAEED BASHAR
Danışman: Mustafa Bostancı
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırmada, Irak Parlamentosu'nun 1938-1958 yılları arasındaki dış politikayı ilgilendiren faaliyetleri aydınlatılmaya ve değerlendirilmeye çalışılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılması neticesinde Osmanlı yıkıntıları üzerinde bir dizi bağımsız devletin ortaya çıkması ile Osmanlı Devleti'nin üç vilayetini birleştiren Irak Devleti monarşi sistemini seçmiştir. Bu sistemde, Kralın teklifi ile seçilen başbakan, bakanlar kurulunu onaylanması için Kral ve Meclis-i Umme'ye sunar. Meclis, Kral ve Hükümete danışmanlık hizmeti vermektedir. Irak rejimi 1930 yılına kadar İngiliz yönetiminin doğrudan etkisi altında kalmıştır. Irak ile İngilizler arasında imzalanan anlaşmanın ardından Irak ve Orta Doğu'daki bir dizi ülke Cemiyet-i Akvam'a katılabilmiştir. 1938 yılına kadar Avrupa'da olaylar hız kazanmış, II. Dünya Savaşı'nın patlak vermesine kadar Nazizm ve faşizm dalgası yükselmiştir. İngiltere'nin İkinci Dünya Savaşı'ndan bitkin halde çıkışı ve 1948'de İsrail Devleti'nin kuruluşu, Bağdat sokaklarını coşturmuş, Irak Parlamentosu'nda Arap milliyetçilerin harekete geçmeleri için uygun bir ortam oluşmuştur. Böylece Irak Parlamentosu, İngiltere'nin Filistin, Mısır ve diğer Arap ülkelerine yönelik politikalarını eleştiren ve reddeden bir duruma gelmiştir. Bu eleştiriden, Suriye, Lübnan ve Kuzey Afrika Arap ülkelerindeki Fransız işgalciler de nasibini almıştır. Irak Parlamentosu tüm Arap dünyasında yükselen bağımsızlık hareketlerini desteklemiş, bağımsız Arap ülkeleri arasında birlik çağrısında bulunmuştur. Irak Parlamentosu'nun aksine, Ayan (Senato) Meclisi Krallık idaresine ve İngiliz siyasetine daha yakındı. Özellikle Abdulilah'ın tahta vasi olduğu dönemde Irak Parlamentosu, devletin komşu ülkeler Türkiye ve İran ile yakınlaşmasında önemli rol üstlenmiş, bilhassa Doğu Bloku'na karşı uluslararası ittifaklar kurma konusunda önemli bir role sahip olmuştur.